Anasayfa » Doğru iman bilgileri>Peygamberlere iman » Diğer Peygamberler şefaat etmeyecek mi?

Diğer Peygamberler şefaat etmeyecek mi?

Views:
1

Sual: Kıyamet ve Ahiret kitabında şu şekilde bir hadis-i şerif var:
“İnsanlar, kıyamette Âdem aleyhisselama gidip, derler ki:
(Sen aziz ve şerif bir Peygambersin ki, Allahü teâlâ seni yarattı. Melekleri sana secde ettirdi. Sana kendi ruhundan üfledi. Kaza ve hesaba başlaması için bizlere şefaat eyle ki, Allahü teâlâ ne murat ederse, onunla mahkûm olalım. Ve nereye emrederse, hepimiz oraya gitsin. Her şeyin hâkimi ve Maliki olan Allahü teâlâ, mahlûklarına dilediğini yapsın) diye yalvarırlar.
Âdem aleyhisselam buyurur ki:
(Ben Allahü teâlânın yasak etmiş olduğu ağacın meyvesinden yedim. Bu zamanda Allahü teâlâdan utanırım. Siz, Nuh aleyhisselama gidin.)
Bunun üstüne bin yıl aralarında meşveret ederek dururlar. Sonrasında Nuh aleyhisselama gidip yalvararak derler ki:
(Biz asla dayanılmayacak bir haldeyiz. Hesabımızın sav görülmesi için bizlere şefaat eyle! Şu mahşer cezasından kurtulalım.)
Nuh aleyhisselam onlara der ki:
(Ben Allahü teâlâya yakarma eyledim. Yeryüzünde ne kadar insan var ise, o yakarma sebebiyle boğuldu. Bunun için, Allahü teâlâdan utanırım. Siz, İbrahim aleyhisselama gidin ki, o Halilullahtır. Bir ihtimal o size şefaat eder.)
Gene aralarında bin yıl daha konuşurlar. Sonrasında, İbrahim aleyhisselama gelip derler ki:
(Ey Müslümanların babası! Sen o zatsın ki, Allahü teâlâ, seni kendine halil, dost eyledi. Bizlere şefaat eyle! Allahü teâlâ, mahlukat içinde, hükmünü versin.)
İbrahim aleyhisselam onlara der ki:
(Ben dünyada üç kere kinaye söyledim. Bu tarz şeyleri söyleyerek din yolunda savaşım ettim. Şimdi Allahü teâlâdan bu makamda şefaat izni istemekten utanırım. Siz Musa aleyhisselama gidin. Zira Allahü teâlâ onunla konuştu ve kendisine tinsel yakınlık gösterdi. O, sizin için şefaat eder.)
Gene bin yıl birbirleriyle istişare ederler. Fakat bu zamanda halleri oldukça güçleşir. Mahşer yeri ise, oldukca daralır. Sonrasında Musa aleyhisselama gelip, derler ki:
(Sen o zatsın ki, Allahü teâlâ seninle konuştu. Sana Tevrat’ı indirdi. Hesabın başlaması için bizlere şefaat eyle! Zira burada durmamız oldukca uzadı. İzdiham pek ziyadeleşti. Ayaklar birbirleri üstüne birikti).
Musa aleyhisselam onlara der ki:
(Ben, Allahü teâlâya, Firavun ailesinin senelerce hoşlanmayacakları şeylerle cezalandırılması için yakarma ettim. Sonrasında gelenlere öğrenek olmalarını rica eyledim. Şimdi şefaat etmeye utanırım. Siz İsa aleyhisselama gidin. Size O şefaat eder.)
Gene aralarında bin yıl müşavere ederler. Gittikçe sıkıntıları daha çoğalır. Sonrasında İsa aleyhisselama gelip derler ki:
(Sen Allahü teâlânın ruhu ve kelimesisin, Allahü teâlâ, dünyada ve ahirette kıymetli bir zat bulunduğunu bildirdi. Bizlere Rabbinden şefaat eyle!)
İsa aleyhisselam buyurur ki:
(Benim kavmim, beni ve annemi Tanrı’tan başka ilah ittihaz eylediler. Iyi mi şefaat ederim ki, bana da yakarma ettiler. Ve bana oğul ve Allahü teâlâya baba adını verdiler. Fakat, siz gördünüz mü ki, birinizin kesesi olsun da, içinde nafakası olmasın. Ve ağzı da mühürlü olsun. O mührü bozmadan o nafakaya vasıl olsun. Peygamberlerin en üstünü ve sonuncusu Muhammed aleyhisselama gidin. Zira O, davetini ve şefaatini ümmeti için hazırladı.)
İsa aleyhisselam, Peygamberimizin daha birçok faziletini anlatır, hepsi Muhammed aleyhisselama bir an ilkin kavuşmak ister. Derhal Muhammed aleyhisselama gelip, derler ki:
(Sen Habibullahsın! Habib ise, vasıtaların en faydalısıdır. Bizlere Rabbinden şefaat eyle! Zira Peygamberlerin birincisi olan Âdem aleyhisselama gittik. Bizi Nuh aleyhisselama gönderdi. Nuh aleyhisselama gittik. İbrahim aleyhisselama gönderdi. İbrahim aleyhisselama gittik. Musa aleyhisselama gönderdi. Musa aleyhisselama gittik. İsa aleyhisselama gönderdi. İsa aleyhisselam ise, size gönderdi. Ya Resulallah, senden sonrasında gidecek bir yerimiz kalmadı.)
Resulullah efendimiz, (Allahü teâlâ izin verir ve razı olursa, şefaat ederim) buyurup, Allahü teâlânın izni ile şefaat eder.”
Bu duruma bakılırsa, Peygamberimiz hariç, öteki Peygamberler şefaat edemeyecek mi?
CEVAP
Peygamberlerin hepsi şefaat edecektir. Yukarıda bildirilen ilk şefaat etme durumuyla ilgilidir. Peygamber efendimizden ilkin hiçbir Peygamber şefaat etmeyecektir, bu bildiriliyor. Peygamber efendimizin şefaatinden sonrasında tüm Peygamberler şefaat edecektir. Peygamberlerden başka, melekler, Kur’an-ı kerim, mezhep imamları, âlimler, salihler, evliya, şehitler, akrabalar, din kardeşlerimiz, hacılar ve daha başkaları şefaat edecektir.

Peygamber efendimizin şefaati şu şekilde olacak:
1- Mahşerde bekleme azabından kurtaracaktır. (Makam-ı Mahmud şefaati)
2- Oldukca kimseyi hesapsız Cennete sokacaktır.
3- Günahı oldukca olan müminleri Cehennemden çıkaracaktır.
4- Sevabı ve günahı eşit olup, A’raf’ta bekleyenleri Cennete koyacaktır.
5- Cennettekilerin derecelerinin yükselmesine şefaat edecektir. (İtikadname, Berika, Şir’a şerhi)

Şefaat ile hesaptan kurtardığı yetmiş bin kimsenin her birinin şefaatleri ile de, yetmişer bin şahıs sorgusuz, sualsiz Cennete girecektir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Tüm Peygamberler şefaat edecektir.) [Buhari]
(Kıyamette Peygamberler, sonrasında âlimler ve şehitler şefaat eder.)
[İbni Mace, Deylemi]
(Kıyamette Âdem aleyhisselam bir milyar insana şefaat eder.)
[Taberani]

(Akraba, emanete riayet eden, Peygamberiniz ve din kardeşleriniz şefaat eder.) [Deylemi]
(Vallahi billahi ki,
[Hazret-i] Osman, 70 bin kişiye şefaat edip, Cehenneme gitmekten kurtarmış olur.) [İ. Asakir]
(Kıyamette abid Cennete girer, âlim ise halka şefaat için bekler.)
[İ Maverdi]

(İmamlarınız şefaatçilerinizdir.) [Dare kutni]

(Hacı, yakınlarından 400 kişiye şefaat eder.) [Ramuz]
(Tanrı indinde Kur’andan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne Peygamber, ne melek, ne de başkası.)
[Taberani]
(Kur’an okuyun! Şundan dolayı kıyamette şefaat eder.)
[Müslim]

(Kıyamette Allahü teâlâ, “Melekler, Peygamberler ve salihler şefaatlerini yaptılar. Bundan sonrasında benim büyük rahmetim kaldı” buyurur.) [Buhari]

Görüldüğü benzer biçimde Peygamberler de şefaat edecektir. Sadece şefaatler farklıdır. Akrabamızın yada bir hacının şefaati Peygamberlerinki benzer biçimde şümullü olmaz. Peygamberlerin şefaati de Peygamber efendimizin şefaati benzer biçimde olmaz. Hepsi aşama derecedir. Bu bakımdan bahsettiğiniz hadis-i şerif, yukarıdakilere zıt değildir.

Bir önceki yazımız olan Nebi ve Resul nedir? başlıklı makalemizde Nedir ? ve resul hakkında bilgiler verilmektedir.

9 defa okundu

Kontrol Et

Aşûre günü ve gecesi

Views:1 Sual: Aşûre günü ve gecesinin önemi nedir?CEVAP Muharrem ayının onuncu günü Aşûre günüdür. Muharrem …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

escort beylikdüzübeylikdüzü escortescort beylikdüzüescort beylikdüzüistanbul escort