Cenneti istemek ve Allah rızası

Views:
2

Sual: Okuduğum saygın eserlerde, (Cenneti istemem; Allah’ı görmek isterim) demenin caiz olmadığı bildiriliyor. Yunus Emre ve daha başka evliyanın bu şekilde sözler söylediği görülüyor. Bunların izahı nasıldır?
CEVAP
Allahü teâlâ, Cenneti beğenmekte ve onu övmektedir. Bir kimsenin, övülen, beğenilen Cenneti, beğenmemesi, istememesi, Allahü teâlânın beğendiğini beğenmemek, Onun isteyin söylediği şeyi istememek olur. Bu bakımdan Cenneti istememek caiz değildir.

Yunus Emre benzer biçimde Hak âşıklarının, vahdet-i vücuda mensup evliyanın sözleri sadece teville anlaşılır. Yunus Emre hazretleri diyor ki:
Aden Aden dedikleri,
Birkaç köşkle, birkaç huri
İsteyene ver sen anı.
Bana seni gerek seni
.

Bu şekilde sözleri bir veli söylerse, o vakit tevil edilir. Yunus Emre bu sözleriyle, (Ben yalnız Cennete gitmek niyetiyle değil, sırf senin rızan için yakarma ediyorum) demek istiyor. Esasen her müminin de, Allah rızası için yakarma etmesi gerekir. Sadık kul, Cenab-ı Hakka hep (Senin rızan, senin rızan) der. Bunun için aşık Yunus da (Bana seni gerek seni) diyor. Hallac-ı Mansurun (Enel Hak) demesi de bu şekilde tevil edilir. Bu sözüyle (Ben yokum, Allah vardır) demek istiyor.

Tasavvuf sarhoşluğu
Vecd ve hal sahipleri, tasavvuf sarhoşluğu ile şuurlarını kaybettikleri vakit, sözlerinde ve işlerinde mazur olurlar. Tasavvuf sarhoşlarının dine uymayan sözlerine ve işlerine, başkalarının uymaları caiz değildir. Kendileri günaha girmezlerse de, bunlara uyanlar günaha girer. (Merec-ül-bahreyn)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâyı istemek ve sevmek, ahireti istemek ve sevmektir. Şundan dolayı Allahü teâlâya kavuşmak, ahirette vâd edilmiştir ve Allahü teâlânın kulundan rızası, ahirette belli olacaktır. Hak teâlâ, ahireti sever. Beğenilenden yüz çevirmek, sekrdir. Allahü teâlânın çağrı etmesine ve beğenmesine karşı gelmektir. Yunus suresinin 25. âyetinde (Allahü teâlâ, Dar-üs-selama [Cennete] çağırıyor) buyurmaktadır. Allahü teâlâ, ahirete çağırmaktadır. Ahiretten yüz çevirmek, Hak teâlâya karşı gelmek olur. Onun beğenmiş olduğu şeyi ortadan kaldırmaya uğraşmak olur. (1/302)

Büyükler, Cenneti, Allahü teâlânın razı olduğu yer olduğundan ve Cenneti isteyenleri sevilmiş olduğu için, isterler. Cehennemden sakınmaları da, Allahü teâlânın gazap etmiş olduğu yer olduğu içindir. Yoksa Cenneti istemeleri, nefislerine tatlı geldiği için değildir. Cehennemden kaçınmaları, orada azap ve sorun olduğundan değildir. Şundan dolayı bu büyükler, sevgilinin yapmış olduğu her şeyi güzel görür. Bu tarz şeyleri kendilerinin, matlubu, maksadı bilirler.

Yunus Emre
aynı şiirinde diyor ki:
Aşkın ile yanıyorum, bana seni gerek seni
Adını hep anıyorum, bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum bana seni gerek seni.

Aşkın aşığı öldürür, aşk denizine daldırır
Arananı buldurur, bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem
Sensin benim hep endişem, bana seni gerek seni.

Âşıklara Mevla gerek, Mecnunlara Leyla gerek
Sofulara Aden gerek, bana seni gerek seni

Eğer beni öldürseler, külüm göğe savursalar
Toprağım gene çağıra bana seni gerek seni.

Yunus Emre benim adım, her geçen gün artar odum
İki cihanda maksudum bana seni gerek seni.

Cenneti istemek
Sual:
Hepimiz benzer biçimde Aden sevdası, Cehennem korkusu yüzünden yakarma ediyor ve haramdan sakınıyoruz. Sanki burada Allah’ın rızası ikinci planda kalıyor benzer biçimde görünüyor. Allah kullarım size Aden Cehennem yok, bir tek benim rızam için yakarma edin dese, bana öyleki geliyor ki, kimse yakarma etmez. Şu halde, Aden sevdası ve Cehennem korkusundan dolayı meydana getirilen yakarma kabul olur mu?
CEVAP
Bu düşünce yanlıştır. Hiçbir Müslüman Aden Cehennem için yakarma etmez. Allah için eder, O emrettiği için eder. Onun rızasına kavuşmak için eder. Onun sevdiklerini sever, Onun sevmediklerini sevmez. Örneğin Müslümanları sever, kâfirleri sevmez.

Cenneti istemek Allah rızasına aykırı değildir. Allah’ı seven, Onunla buluşmayı ister. Buluşma yeri Cennettir. Cenneti isteyen, aslına bakarsak Allahü teâlâ ile buluşmayı, Ona kavuşmayı istemektedir.

Bizde gazete dağıtıcısı olarak çalışan bir gençle konuşuyorduk. Genç dedi ki:
– Eskiden Allah rızası için hizmet ediyordum, şimdi ise ne kadar oldukca gazete satarsam o denli para alırım diyorum ve ihlâsım kalmadı, Allah rızası ikinci plana düştü, hatta asla Allah rızası kalmadı, bir tek parayı düşünüyorum.
– O vakit sana bolca paralı bir iş var. Falanca gazeteden bizlere telefon ettiler, eleman arıyorlarmış. Şu kadar para veririz dediler. Ne dersin?
– Açlıktan ölsem tinsel değerlerime hücum eden o gazeteye gitmem.
– Hani sende ihlâs yoktu? Gördün mü sen para için değil Allah rızası için çalışıyorsun.

Aden istenmez mi?
Sual:
Ben yalnız Allah rızası için yakarma ederim. Cenneti istemek ve Cehennemden korkmak hatırıma gelmez. Doğrusu (Yâ Rabbî, Cennetini ver, Cehenneminden koru) demem. Bu uygun mudur?
CEVAP
Uygun değildir, şu sebeple İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Allahü teâlâya, korkuyla ve nimetlerine kavuşmak için yakarma eden evliya zatların korkuları ve arzuları, kendi nefsleri için değildir. Bunlar, Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşmak için ve Onun gazabından, gücenmesinden korktukları için yakarma ederler. Bunlar Cenneti de isterler, şu sebeple Aden, Allahü teâlânın rızasının, sevgisinin bulunmuş olduğu yerdir. Yoksa Cenneti istemeleri, nefslerinin zevkleri için değildir. Bunlar Cehennemden de korkarlar. Cehennemden korunmak için yakarma ederler, şu sebeple Cehennem, Allahü teâlânın gazabının bulunmuş olduğu yerdir. Yoksa Cehennemden korkmaları, nefslerini azaptan kurtarmak için değildir, şu sebeple bu büyükler, nefslerine köle olmaktan kurtulmuşlardır. Allahü teâlâ için halis kul olmuşlardır. Evliya zatlar Cenneti isteyip, Cehennemden korkunca, bizim de normal olarak Cenneti isteyip, Cehennemden korkmamız gerekir. Birkaç hadis-i şerif şöyledir:
(Namazı bitiren kimse, yakarma ederken “Allahümme ecirnî min-en-nâr ve edhılnil Cennete” demezse melekler, “Yazık şuna, Cehennemden korunmasını istemekten âciz kaldı,” Aden de, “Yazık şuna Cenneti istemekten âciz oldu” der.) [Taberanî]

(Allah’tan üç kere Cenneti isteyen hiç kimseye, Aden, “Yâ Rabbî bunu Cennete sok” diye yakarma eder. Kim de Cehennemden üç kere azatlık isterse, Cehennem de, “Allah’ım onu alevden uzaklaştır” der.) [Nesaî]

(Allah’ım, senden Cenneti ve ona yaklaştıracak her türlü söz ve işi diliyor, Cehennemden ve ona yaklaştıracak her türlü söz ve davranıştan sana sığınıyorum.) [İbni Mace]

(Allah’ım, mağfiretini, her günahtan korunmuş olmayı, her iyiliği kazanmayı, Cenneti elde edip Cehennemden kurtulmayı bizlere nasip et!) [Hâkim]

(Allah’ım, her günahtan selâmeti, her iyiliği kazanmayı, Cennete girmeyi ve Cehennemden kurtulmayı nasip et!) [Hâkim]

Demek ki, Cenneti istemek ve Cehennemden korunmak için yakarma etmek dinimizin emridir.

Cehenneme girmeye razı olmak
Sual: Sapık hocalardan biri, (Millet perişanken, Aden bana zindan olur. Ben bu hâlde Cenneti istemem, Cehennemde yanmaya razıyım. Yansam da gönlüm sevinç saçar) diyor. Bu söz uygun mudur?
CEVAP
Uygun değildir, dine aykırı ve cahilce bir sözdür. Hem de yalandır. Kibrit alevinde yansa, feryadı milleti ayağa kaldırır. Nerde kaldı ki gönlü sevinç saçacak! (Cenneti istemem, Cehennem bana sevinç verir) demek, Müslüman ve akıllı bir kimsenin söyleyeceği söz değildir. İkinci bir husus da, sanki hâşâ Allah’tan merhametliymiş benzer biçimde, bir durum içine giriyor. İnsanları kurtarmak için de olsa, günah işleyerek Allah’ın rızasına kavuşulmaz.

Allahü teâlâ, Cenneti beğenmekte ve onu övmektedir. Bir kimsenin, övülen Cenneti beğenmemesi, istememesi; Allahü teâlânın beğendiğini beğenmemek, Onun (İsteyin!) söylediği kıymetli şeyi istememek olur. Bu bakımdan Cenneti istememek, Cehennemi tercih etmek, Allah’ın rızasını değil, gazabını istemek olur. Bu ise, aklı başlangıcında olan bir Müslümanın söyleyeceği söz değildir. İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: Allahü teâlâya, korkuyla ve nimetlerine kavuşmak için yakarma eden evliya zatların korkuları ve arzuları, kendi nefisleri için değildir. Bunlar, Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşmak için ve Onun gazabından, gücenmesinden korktukları için yakarma ederler. Bunlar Cenneti isterler, şu sebeple Aden, Allahü teâlânın rızasının, sevgisinin bulunmuş olduğu yerdir. Yoksa Cenneti istemeleri, nefislerinin zevkleri için değildir. Bunlar Cehennemden de korkar. Cehennemden korunmak için yakarma ederler, bilirler ki, Cehennem, Allahü teâlânın gazabının bulunmuş olduğu yerdir. Yoksa Cehennemden korkmaları, nefislerini azaptan kurtarmak için değildir, şu sebeple bu büyükler, nefislerine köle olmaktan kurtulmuşlar, Allahü teâlâ için hâlis kul olmuşlardır. (1/24)

Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, evliya zatlar, Cenneti isteyip, Cehennemden korkunca, zamane hocalarının aksini söylemesi iyi mi uygun olur?

Bir önceki yazımız olan Kimler Cennete girer? başlıklı makalemizde cennete, girer ve kimler hakkında bilgiler verilmektedir.

14 defa okundu

Kontrol Et

Şık ve güzel giyinmek

Views:1 Sual: Zenginin eski elbise giymesi uygun mudur?CEVAP Resulullah efendimiz, eski elbiseli birine, (Malın yok …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *