Anasayfa » Genel » Üç ayların faziletleri

Üç ayların faziletleri

Views:
2

Sual: Üç ayların fazileti nedir?
CEVAP
RECEB ayı:
Dört kıymetli aydan biridir. Bir âyet-i kerime meali:
(Tanrı’ın gökleri ve yeri yarattığı günden beri, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü, haram [hürmet edilen] aylardır.) [Tevbe 36]

Resulullah efendimiz, Receb ayına oldukça kıymet verir ve “Ya Rabbi, Receb ve Şabanı biz için kutsal kıl ve bizi Ramazana eriştir” diye yakarış ederdi.

Receb ayının faziletiyle ilgili birkaç hadis-i şerif:
(Haram aylar, Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir.) [İbni Cerîr]

(Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki senelik yakarma sevabı yazılır.) [Taberani]

(Haram aylarda bigün oruç tutup bigün yiyecek oldukça faziletlidir.) [Ebu Davud]

(Recep ayında dokuz gün oruç tutanın günahları sevaba çevrilir.) [Gunye]

(Receb ayında Allahü teâlâya oldukça istigfar edin; şundan dolayı Allahü teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat etmiş olduğu kulları vardır. Ek olarak Cennette öyleki köşkler vardır ki, sadece Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemi]

(Cennette öyleki köşkler vardır ki, onlara sadece Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemî]

(Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.) [Gunye]

(Recebin bigün başlangıcında [ilk günlerinde], bigün ortasında ve bigün de sonunda [son günlerinde] oruç tutana, ayın hepsinde tutmuş şeklinde sevap verilir.) [Miftah-ül-Cennet]

(Ramazan ayı haricinde Tanrı rızası için bigün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Ya’la]

(Şu beş gecede meydana getirilen yakarış geri çevrilmez: Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma gecesi, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İ. Asakir]

(Allahü teâlâ, Receb ayında hasenatı kat kat eder. Bu ayda bigün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş şeklinde sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün tutana Cennetin 8 kapısı açılır. 10 gün tutana, Allahü teâlâ istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Allahü teâlâ, Nuh aleyhisselamı Receb ayında gemiye bindirdi. O da, Receb ayını oruçlu geçirip oradakilere oruç tutmalarını emretti.) [Taberanî]

(Receb’de, takva suretiyle bigün oruç tutana, oruç tutulan günler dile gelip, “Yâ Rabbi, onu mağfiret et” derler.) [Ebu Muhammed]

Recebin ilk Cuma gecesine Regaib gecesi denir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya ulaşınca, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Regaib, ihsanlar, ikramlar anlama gelir. Bu geceye saygı edenleri affeder. Regaib gecesi meydana getirilen yakarış kabul olur, namaz, oruç, sadaka şeklinde ibadetlere, sayısız sevaplar verilir.

ŞABAN ayı: Resulullah efendimiz, Şaban ayına da oldukça kıymet verir ve “Ya Rabbi, Receb ve Şabanı biz için kutsal kıl ve bizi Ramazana eriştir” diye yakarış ederdi.

Âişe validemiz buyuruyor ki:
(Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha oldukça oruç tuttuğunu görmedim. Kimi zaman Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.) [Buhari]

Şaban ayının faziletiyle ilgili üç hadis-i şerif:
(Şaban, öyleki faziletli bir aydır ki, insanoğlu bundan gâfil olurlar. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçluyken arz edilmesini isterim.) [Nesaî]

(Ramazandan sonrasında en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.) [Tirmizî]

(Şaban ayında üç gün oruç tutana, Allahü teâlâ Cennette bir yer hazırlar.) [Ey Oğul İlmihâli] [Kaza orucu borcumuz olmasa bile, bu oruçları tutarken, ilk veya son kazaya kalan Ramazan orucunu tutmaya diye niyet etmeli.]

Bünyesi zayıf olanın, Şabanın 15 inden sonrasında oruç tutmayıp, farz olan Ramazan-ı şerif orucuna hazırlanması iyi olur. Sağlığı yerinde olan ise, Şaban ayının çoğunu, hatta tamamını oruçlu geçirebilir.

Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesidir. Şu demek oluyor ki 14 Şabanın bittiği günün gecesidir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, esenlik, afiyet vereyim. Ne isteyen var ise, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]

(Şu beş gecede meydana getirilen yakarış geri çevrilmez. Regaib gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.) [İ. Asakir]

Bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe istigfar etmeli, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, Bilhassa ilim öğrenmelidir. En kıymetli ilim, doğru yazılan ilmihal bilgileridir.

RAMAZAN ayı: Peygamber efendimiz, Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:
(Ramazan ayı kutsal bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından yoksun kalan, her hayırdan yoksun kalmış sayılır.) [Nesaî]

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ramazan ayı ulaşınca, “Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek” denir.) [Nesai]

(Ramazan ulaşınca, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istigfar etmelerini emreder.) [Deylemi]

(Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]

(Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]

(Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ.Mansur]

(Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.) [İ.Ebiddünya]

(İslam, kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]

(Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve asla kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, sadece oruçlular içindir.) [Taberani]

İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
Kutsal Ramazan ayı, oldukça şereflidir. Bu ayda meydana getirilen, nafile namaz, zikir, sadaka ve tüm nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda meydana getirilen farzlar gibidir. Bu ayda meydana getirilen bir farz, başka aylarda meydana getirilen yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ek olarak buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı asla azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların yakarma etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda yakarma ve iyi iş yapabilenlere, tüm yıl bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin tüm senesi, günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar yakarma etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

Kur’an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti hayata geçirmeye oldukça ehemmiyet verirdi.

İftarda acil etmek ve sahuru geciktirmek, bir ihtimal insanoğlunun aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç bulunduğunu göstermektedir. İbadet etmek de aslına bakarsanız bu anlama gelir.

Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak mühim sünnettir.

Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi ihtiyaç duyulan, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Aden kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu kutsal ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğenmiş olduğu yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin!

Açıktan oruç yiyen, bu aya saygı etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.

Ramazanda oruç tutmak ile alakalı hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]

(Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]

(Ramazan bolluk ayıdır. Tanrı bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Sadece Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten yoksun kalır.) [Taberani]

(Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda meydana getirilen harcama, Tanrı yolunda meydana getirilen harcama şeklinde sevaptır.) [İbni Ebiddünya]

(Oruçlunun susması tesbih, uykusu yakarma, duası makbul, ameli de oldukça sevaptır.) [Deylemi]

(Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Biri size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]

Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak oldukça sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bigün oruç tutmayan, bunun yerine tüm yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi) Fakat orucu kazaya bırakmayı mubah kılan dînî bir mazeret var ise, o süre ramazan orucunu kazaya bırakmak günah olmaz.

Kutsal üç aylar
Sual: Halk içinde üç aylar olarak malum aylar hangileridir ve bunların özelliği, kıymeti nedir?

Yanıt: Allahü teâlâ, kullarına oldukça acıdığı, acıma etmiş olduğu için, bazı günlere, gecelere ve aylara kıymet vermiş, bu zamanlarda meydana getirilen yakarış ve tövbeleri kabul edeceğini bildirmiştir. Kullarının oldukça yakarma yapmaları, yalvarmaları, yakarış ve tövbe etmeleri için bu süre dilimlerini sebep kılmıştır. Halk içinde “üç aylar” olarak malum Receb, Şaban ve Ramazan aylarını da, kullarının yalvarmaları, yakarış ve tövbe etmeleri için sebep kılmıştır. Bu kutsal üç ayların ilki Receb ayıdır ki, Âdem aleyhisselamdan beri kıymetli idi. Her ümmet, bu aya saygı gösterirdi. Receb, muhterem, kıymetli anlama gelir. Hadis-i şeriflerde;
(Receb, Allahü teâlânın ayıdır. Receb ayına ikram edene, saygı gösterene, Allahü teâlâ, dünyada ve ahirette ikram eder.)

(Receb-i şerifin bigün evvelinden, bigün ortasından ve bigün de sonundan oruç tutana, Receb-i şerifin hepsini tutmuşçasına, Hak teâlâ ihsanda bulunur) buyuruldu.

Üç aylardan ikincisi Şaban ayıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Şaban-ı şerif, benim kendime mahsus bir aydır. Hak teâlâ Arş-ı a’lânın meleklerine azamet-i şâniyle buyurur ki: Ey benim meleklerim, gördünüz mü, benim kullarım sevgilimin ayına iyi mi saygı ediyorlar. İzzim, celâlim hakkı için ben de kullarımı af ve mağfiretime nail eyledim.)

(Her kim Şaban-ı şerifte üç gün oruç tutarsa, Hak teâlâ, Aden-i a’lâda ona bir yer hazırlar.)

Üç ayların üçüncüsü ise Ramazan ayıdır. Hadis-i şerifte;
(Ramazan ayı ulaşınca, Aden kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır) buyuruldu.

Sual: Şaban ayı, Peygamber efendimize mahsus bir ay olduğuna bakılırsa, bu aya saygı edenler de, bunun karşılığını görecekler midir?
Yanıt: Bu aylara saygı edenler, saygı gösterenler, bunun karşılığını elbet göreceklerdir. Zira Peygamber efendimiz;
(Şaban, benim kendime mahsus bir aydır. Hak teâlâ Arş-ı alânın meleklerine buyurur ki, ey benim meleklerim, gördünüz mü, benim kullarım sevgilimin ayına iyi mi tazim ve saygı ediyorlar. İzzim, celâlim hakkı için ben de kullarımı af ve mağfiretime nail eyledim) buyurmuştur.

Receb ayına saygının neticesi
Sual: Receb ayı, her ümmet için kıymetli mi idi ve her ümmet bu aya saygı gösterir miydi?
Yanıt:
Receb ayı, Âdem aleyhisselamdan beri kıymetli idi. Bu ayda muharebe etmek günah idi. Her ümmet, bu aya saygı gösterirdi. Receb demek, mürecceb, çok büyük, muhterem, kıymetli anlama gelir. Fârisî Enîsülvâ’ızîn kitabında deniyor ki:
“İsa aleyhisselâm zamanında bir genç, güzel bir kıza tutulmuştu. Ona kavuşmak için çırpınıyordu. Nice süre sonrasında söz aldı. Bir akşam, odada buluştular. Genç, pek neşeli idi. Ansızın, pencereden hilali, yeni ayı görmüş oldu. ‘Bu hangi aydır’ dedi. Kız, ‘Receb’ diyince, genç toparlandı, gitmek için hazırlandı. Kız şaşırıp, ‘ne oluyorsun’ dedi. Genç, ‘babalarımdan işittim. Receb ayında günah işlenmez. Bu aya saygı gösterilir’ deyip, özür diledi ve evine gitti. Allahü teâlâ, İsa aleyhisselâma vahiy gönderip, olanları bildirdi. ‘Bu genci ziyaret et! Selamımı söyle’ buyurdu. Genç, receb ayına gösterdiği bir saygı için, büyük bir peygamberin kendine gönderildiğine sevinerek inanç etti. İyi bir mümin oldu. Receb ayına gösterdiği bir saygı sebebi ile, inanç şerefine kavuştu.” Hadîs-i şerifte de;
(Receb, Allahü teâlânın ayıdır. Receb ayına ikram edene, saygı gösterene, Allahü teâlâ, dünyada ve ahirette ikram eder) buyuruldu.

Receb ayında hareketsiz kalanlar
Sual: Receb ayında, Allahın sevgili kulları varmış ve receb ayı süresince bunlar asla hareket etmezlermiş deniyor. Böyle bir durum var mıdır?
Yanıt:
Bu mevzuyla alkalı olarak Muhyiddîn Arabî hazretleri Fütû-hât-ı Mekkiyye kitabında şu şekilde yazmaktadır:
“Allahü teâlânın sevgili kullarından bir grup vardır ki, onlara ‘Recebî’ derler. Onlar kırk kişidir. Sayıları artmaz ve eksilmez. Receb ayında asla hareket etmezler. Ayakta duramadıkları şeklinde, oturamazlar da. Ellerini, ayaklarını ve gözlerini dahi kıpırdatacak kuvveti kendilerinde bulamazlar. Receb ayının ilk günlerinde bu hâl suretiyle olurlar. Günden güne bu hâlleri hafifler. Şaban ayı girince, bu hâlleri kalkar. Kimi zaman onlardan bir kısmında bu bulgu hâlleri kalıp, bir yıl devam eder. Recebîlerden birini gördüm. Onda Rafızilerin durumunu keşfedip görme hâli kalımlı kalmıştı. Tanımadığı bir Rafıziyi domuz şeklinde görür ve sen Rafizisin, tövbe et, derdi. O Rafızi tövbe ederse, onu insan suretinde görürdü ve sen hakkaten tövbe ettin, derdi. Eğer o kimseyi gene domuz suretinde görürse, yalan söylüyorsun, sen tövbe etmedin, derdi… Bigün Şafii mezhebinde oldukları ve iyi kimseler olarak tanınan iki şahıs huzuruna geldiler. Meğer o iki şahıs dıştan iyi görünmelerine karşın, Rafizi imişler. Hazret-i Ebu Bekir ve hazret-i Osman hakkında yanlış ve fena düşüncelere haiz imişler. O zat huzuruna gelen bu iki kişiye dışarıya çıkmalarını söylemiş oldu. Sebebini sorduklarında, ben sizi domuz şeklinde görüyorum, dedi. O iki kimse o anda kalplerinden tövbe ettiler. Bunun üstüne o zat, şimdi tövbe ettiniz. Bundan dolayı şu anda sizi insan suretinde görüyorum, dedi. O kimseler buna oldukça şaştılar ve bozuk itikatlarından tamamen vazgeçtiler.”

Bir önceki yazımız olan Mübarek gecelerle ilgili çeşitli sorular başlıklı makalemizde gecelerle, ilgili ve mubarek hakkında bilgiler verilmektedir.

7 defa okundu

Kontrol Et

Şık ve güzel giyinmek

Views:0 Sual: Zenginin eski elbise giymesi uygun mudur?CEVAP Resulullah efendimiz, eski elbiseli birine, (Malın yok …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

escort beylikdüzübeylikdüzü escortescort beylikdüzüescort beylikdüzüistanbul escort