Anasayfa » Ahlak bilgileri » Tezellül

Tezellül

Views:
2

Sual: Tezellül nedir, birkaç örnek verir misiniz?
CEVAP
Tevazuunun aşırı miktarına tezellül denir. Bayağılık, kendini aşağı tutmak denir. Tezellül haramdır. Başka haramlarda olduğu benzer biçimde, bu da yoksulluk ile caiz olur. Dinini, canını, malını, ırzını korumak, zalimden kurtulmak, zarurettir. Bu şekilde bir sorun bulununca, kolaylık aramak, caiz olur.

Kendinden aşağı olanlara karşı tevazu göstermek iyi ise de, bunun aşırı olmaması gerekir. Aşırı olan tevazua yaltaklanmak [tezellül] denir ki bu sadece üstada ve âlime karşı caizdir. Başkalarına karşı caiz değildir. Tevazu sahibi olmak ayrı, tevazu göstermek ayrıdır. Âlimler, kibirli olan, tevazu gösterir buyuruyor. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Yaltaklanmak, Müslüman ahlakından değildir.) [Berika]

(Hak için zillete girmek, kibirlenmeye bakılırsa izzete daha yakındır.) [Deylemi]

(Mütevazılara tevazu gösterin, kibirlilere de kibirli görünün!) [İ.Gazali]

Tezellül için birkaç örnek:
1- Çağrı olunmadan ziyafete gitmek tezellüldür.

2- Bir günlük yiyeceği olanın dilenmesi, tezellül olur, haram olur.

3- Fazla armağan almak için, azca bir şeyi armağan vermek de, tezellül olur. Alınan hediyenin karşılığını bundan fazla vermek efdaldir. Fakat fazla karşılık için armağan vermek caiz değildir.

4- Bir menfaate kavuşmak düşüncesiyle, devlet adamları ile, hakimlerle, zenginlerle arkadaşlık yapmak tezellül olur. Bu şekilde kimselerle karşılaşınca, bunlara merhaba verirken eğilmek tezellüldür. Büyük günahtır. İbadet için eğilmek sövgü olur.

5- Bir âlimin yanına bir çoban geldiği vakit, âlimin ayağa kalkıp, bunu yerine oturtması ve giderken ayakkabılarını önüne koyması tezellül olur. Yalnız ayağa kalkıp oturması, ona yer göstermesi, işini, hâlini ve niçin geldiğini sorması, suallerine güler yüzle yanıt vermesi ve davetini kabul etmesi tezellül değildir, tevazudur.

Her sanatı ve ticareti yapmak, maaş, ücret karşılığında mubah olan işleri yapmak, örnek olarak çobanlık, bahçıvanlık yapmak, inşaatta çalışmak ve hamallık etmek tezellül değildir. Salih kimseler bu şekilde işler yapmıştır.

Buna benzer işleri yapmaktan çekinmek, utanmak, kibir olur. Oldukça kimse burada yanılır. Tevazu ile tezellülü birbiri ile karıştırmamalıdır. (İslam Ahlakı)

Sual: Bir çıkar elde etmek için, devlet adamları ve zenginlerle görüşmek, dinimiz açısından uygun mudur?
Yanıt:
Bir menfaate kavuşmak düşüncesiyle, devlet adamları ve zenginlerle görüşmek, arkadaşlık yapmak tezellül olur. Fakirlik olursa, bu müstesnadır. Bu şekilde kimselerle karşılaşınca ve bunlara merhaba verirken eğilmek de tezellüldür, büyük günahtır. Bunlara yakarma için eğilmek ise, sövgü olur doğrusu imanı giderir.

Çobanlık, bahçıvanlık yapmak
Sual: Bazı kimseler, başkasının işinde emek vermeyi, çobanlık, bahçıvanlık benzer biçimde işleri yapmayı, zillet aşağılık olarak görmektedir. Hakkaten dinimiz açısından da bu şekilde midir?

Yanıt: Her sanatı ve ticareti yapmak, maaş, ücret karşılığında mubah olan işleri yapmak, örnek olarak çobanlık, bahçıvanlık yapmak, inşaatta, hafriyatta çalışmak ve sırtında yük taşımak tezellül değildir. Peygamberler ve veliler bu tarz şeyleri yapmışlardır. Kendinin ve çoluk çocuğunun nafakasını temin için çalışmak farzdır. Başkalarına yardım için her türlü kazanç yolunda emek vererek daha çok kazanmak mubahtır. İdris aleyhisselam terzilik yapardı. Davut aleyhisselam demircilik yapardı. İbrahim aleyhisselam ziraat ve kumaş ticareti yapardı. İlk olarak kumaş dokuyan Âdem aleyhisselamdır. Din düşmanları, ilk insanların ot ile örtündüklerini, mağarada yaşadıklarını yazıyorlar. Bu yazılarının hiçbir vesikası, senedi, delili yoktur. Peygamberlerden İsa aleyhisselam kunduracılık yapardı. Nuh aleyhisselam marangozluk, Salih aleyhisselam çantacılık yapardı. Peygamberlerin bir çok çobanlık yapmıştır. Hadis-i şerifte;
(Evinin gereksinimlerini alıp getirmek kibirsizlik alametidir) buyuruldu.

Resulullah efendimiz mal satmış ve satın almıştır. Satın alması daha fazlaca olmuştur. Ücret ile çalışmış ve çalıştırmıştır, ortaklık yapmıştır. Başkasına vekil olmuş ve vekil yapmıştır. Armağan vermiş ve almıştır. Ödünç ve ariyet mal almıştır. Vakıf yapmıştır. Dünya işi için hiç kimseye kızmamış, incitecek şey söylememiştir. Yemin etmiş ve ettirmiştir. Yemin etmiş olduğu şeyleri yapmış, yapmayıp kefaret verdiği de olmuştur. Latife, latife yapmış ve söylemiş, latifeleri hep hak suretiyle ve yararlı olmuştur. Bu tarz şeyleri yapmaktan çekinmek, utanmak, kibir olur. Oldukça kimse burada yanılmıştır. Bu şekilde kimseler, tevazu ile tezellülü, zilleti birbiri ile karıştırmış ve nefis, burada fazlaca kimseyi aldatmıştır.

Tevazunun aşırısı tezellül olur
Sual: Her insana karşı ayağa kalkmak, önünde eğilmek, el bağlamak tevazu mudur?
Yanıt:
Tevazunun aşırı miktarına tezellül, bayağılık, kendini aşağı tutmak denir. Tezellül haramdır. Başka haramlarda olduğu benzer biçimde, bu da yoksulluk ile caiz olur. Dinini, canını, malını, ırzını korumak, zalimden kurtulmak, zarurettir.

Tezellül, fena huylardandır. Bir âlimin yanına bir kunduracı geldiği vakit, âlimin ayağa kalkıp, yerine bunu oturtması ve gideceği vakit kapıya kadar yanında adım atması ve kunduralarını önüne koyması tezellüle bir misaldir. Yalnız ayağa kalkıp otursaydı, ona yer gösterseydi ve işini, halini, niçin geldiğini sorsaydı, suallerine güler yüzle yanıt verseydi, davetini kabul etseydi ve sıkıntısını giderecek şey yapsaydı, tevazu göstermiş olurdu. Hadîs-i şerifte;
(Din kardeşini sıkıntıdan kurtarana nafile hac ve umre sevabı verilir) buyuruldu.

Nafakası, doğrusu bir günlük yiyeceği, içeceği olan kimsenin dilenmesi, tezellüldür, haram olur. Bunun, bir günlük nafakası olmayan, başka bir kimse için yada borçlu için yardım toplaması tezellül olmaz.

Fazla armağan almak için, azca bir şeyi armağan vermek, tezellül olur. Çağrı olunmadan ziyafete gitmek de tezellüldür. Hadîs-i şerifte;
(Çağrı edilen yere gitmemek günahtır. Çağrı olunmadığı yere gitmek hırsızlık etmek olur) buyuruldu.

Her sanatı ve ticareti yapmak, maaş, ücret karşılığında mubah olan işleri yapmak, örnek olarak çobanlık, bahçıvanlık yapmak, inşaatta, hafriyatta çalışmak ve sırtında yük taşımak tezellül değildir. Peygamberler ve Veliler bu tarz şeyleri yapmışlardır.

Kendinin, çoluk çocuğunun nafakasını temin için çalışmak farzdır. Başkalarına yardım için her türlü kazanç yolunda emek vererek daha çok kazanmak mubahtır. İdris aleyhisselam terzilik, Davut aleyhisselam demircilik yapardı. İbrahim aleyhisselam ziraat ve kumaş ticareti yapardı. İlk olarak kumaş dokuyan Adem aleyhisselamdır. Din düşmanları, ilk insanların ot ile örtündüklerini, mağarada yaşadıklarını yazıyorlar. Bu yazılarının hiçbir vesikası yoktur. İsa aleyhisselam kunduracılık yapardı. Nuh aleyhisselam marangozluk, Salih aleyhisselam çantacılık yapardı. Peygamberlerin bir çok çobanlık yapmıştır. Hadîs-i şerifte;
(Evinin gereksinimlerini alıp getirmek kibirsizlik alametidir) buyuruldu.

Bir önceki yazımız olan Tevekkül başlıklı makalemizde TEVEKKÜL hakkında bilgiler verilmektedir.

7 defa okundu

Kontrol Et

Şık ve güzel giyinmek

Views:1 Sual: Zenginin eski elbise giymesi uygun mudur?CEVAP Resulullah efendimiz, eski elbiseli birine, (Malın yok …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

escort beylikdüzübeylikdüzü escortescort beylikdüzüescort beylikdüzüistanbul escort