Anasayfa » Genel

Genel

Allah bu dünyadaki kötülüklere neden müsaade ediyor? Zulüme, haksızlığa ve kötülüğe seyirci kalmak, adaletsizlik olmaz mı?

Allah bir şeyi yaratırken hayırlı neticeler vermesi için yaratmaktadır. Kainattaki düzene baktığımızda hiç bir eksikliğe ve başıbozukluğa rastlanmamakta ve kainattaki düzeni gören her akıl sahibi Allah’ın büyüklüğünü tesbih etmekten kendisini alamamaktadır. Ancak insanlar kainatta yaratılan bu hayırlı şeyleri kendi iradeleriyle şerre çevirebilmektedirler. Mesela ateşin yaratılması hayırdır. Ancak bir insan gidip elini ateşin içine sokarsa, ateş o insan hakkında şer olmuş …

Devamını oku »:

Bir olan Allah aynı anda her şeyi nasıl yapıyor?

İnsan bir anda iki yöne bakamayan gözlerini, iki ayrı konuyu birlikte düşünemeyen aklını, bir anda iki şey dileyemeyen iradesini, kısacası hepsi noksan ve cüz’î olan kendi sıfatlarını ölçü aldığında, bütün sıfatları sonsuz, küllî ve mutlak olan Allah’ın icraatlarını elbette anlayamaz. Bu noktada hayret etmesi gerekirken, nefis ve şeytanın birlikte gayretleriyle bazen inkâr yoluna saptığı olur. Halbuki insan kendini ölçü alacağına, …

Devamını oku »:

Allah, kendi katından yeryüzüne yüz parça rahmetinden sadece biri göndermiştir. Bu yüz parça rahmet konusunu nasıl açıklanabilir?

Bu konuda Ebu Hureyre, İbn Abbas ve Hasan-ı Basrî’den nakledilen hadis rivayetleri vardır: “Allah’ın yüz rahmeti vardır; bunlardan bir rahmeti yeryüzü halkı arasında paylaşmış ki, onların ecelleri gelene kadar (hayatları boyunca) onlara kâfi gelir. Rahmetin doksan dokuz kısmını ise kıyamet günü evliyaları, dostları için saklamıştır.” (bk. Buharî, Rikak,19; Müslim, Tevbe, 18-21) “Allah rahmeti yüz parça yaratmış, doksan dokuzunu kendi nezdinde tutmuş, …

Devamını oku »:

Allah yarattığı kullarını niçin cehenneme atıyor ve neden musibetlere bırakıyor?

Risale-i Nur Külliyatı’ndan bir hakikat dersi : “Bir sultanın sağında lütuf ve merhamet ve solunda kahr ve terbiye lâzımdır. Mükâfat, merhametin iktizasıdır. Terbiye de mücazatı ister. Mükâfat ve mücazat menzilleri ahirettir.” (Mesnevî-i Nuriye, Lâsiyyemalar) İtaat edenlere mükafat verememek gibi, isyan edenleri cezasız bırakmak da padişahın izzetine yakışmaz; her ikisi de acizlik ve zaaf ifadesidir. Cenab-ı Hak bu gibi noksanlıklardan münezzehtir. Onun kahrının tecelli …

Devamını oku »:

“Allah nazari akılla bilinmez, amelle bilinir.” cümlesi ne anlama gelir?

Bu söz hangi makamda, ne maksatla söylenmiş bilemiyoruz. Ancak, genel bir bakışla bu sözden şunu anlamak mümkündür: Allah’ın Zat-ı Akdesinin mahiyeti bilinmez ve onu düşünmeye izin de verilmemiştir. O halde burada “Allah”tan maksat O’nun isim ve sıfatlarının bilinmesidir ki, marifetullah da bu çerçevede değerlendirilir. Allah’ın isim ve sıfatlarının doğru olarak kavranması akılla değil, nakil ile bilinir. Nazarî / felsefî akıl, tek …

Devamını oku »:

Hiçbir şey yaratılmadan, insanlar ve cinler yaratılmadan önce, Allah’ın isimlerinin anlatımı nasıldır? İsimler nasıl tecelli ediyordu?

– Muhyiddin İbn Arabî’nin konuyla ilgili görüşü şöyledir: “Allah mahlukatı yaratmadan önce bir ‘ÂMÂ’da idi. Âmâ’nın altında da hava, üstünde de hava vardı.” (bk. El-Futuhatu’l-Mekkiye, I/148). – İbn Arabî, bu konuyu bir hadis-i şerife dayanarak açıklamaktadır. Hadiste gelen rivayet şöyledir: Ashap’tan Ebu Rezîn anlatıyor: Ben: “Ey Allah’ın Resulü! Rabbimiz, mahlukatı yaratmadan önce neredeydi?” diye sordum. “Allah, mahlukatı yaratman önce bir ‘AMA’da idi. Amanın altında …

Devamını oku »:

Allah’a inanmayan insanlara, Allah’ın varlığını nasıl izah edebiliriz?

Her insanın durumuna göre irşâdın yapılması gerekir. Bu bakımdan tebliğ ederken belli kalıplarla sınırlı kalınmamalı, muhatabın durumuna göre tebliğimiz şekillenmelidir. 1. Muhatabın inançsızlığının nasıl bir inançsızlık olduğu; bütüne mi yoksa bazı rükûnlerr mi râcî bulunduğu hususu­nun tespiti lâzımdır ki, etrafında tahşidat yapılması lâzım ge­len meseleye, gereken ehemmiyet verilmiş olsun. Bu arada körü körüne saplantısı olan veya lâubâlî bulunan biriyle de, boşuna …

Devamını oku »:

Cenâb-ı Hakk’ın, yetmiş bin perde arkasında olması, ne anlama gelmektedir?

Yetmiş bin perde, İlâhî sıfatların ve isimlerin tecelli mertebeleri ve mahlûkat âleminin tabakaları manasına gelir. Perdenin görünmeye engel olma manası olduğu gibi, görüntü mahalli manası da vardır; evimizin perdeleri birinciye, sinema perdeleri ikinciye misaldir. Soruda geçen perde kelimesi ikinci manada kullanılmıştır. Her varlık bir perdedir, onda Allah’ın Hâlık (yaratıcı, var edici) ismi okunur. Hayatlar bir perdedir Muhyi (hayat verici) ismini gösterirler. İlâhî isim ve …

Devamını oku »:

Allah Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerinde “Ben” veya “Biz” yerine “o” ifadesini, üçüncü tekili kullanıyor. Bu ne anlama geliyor?

Cümlenin akışına göre, üçüncü tekil şahsa ait “Hu Ve” (O) zamiri, Kur’an’da sıkça kullanılmıştır. Bunun bir çok hikmetleri vardır: a. Arapça gramer açısından, daha önce geçen Allah lafaza-i celalin tekrar edilmesi yerine, ona ait zamiri kullanmak daha edebîdir. b. Allah’a ait “Hu Ve” “O”, zamiri kullanıldığı zaman, muhatabın hayalinde, mertebece kendisinden ve her şeyden çok yüksek olan bir varlık canlanır ve yaratılmışlık ve yaratıcılık ilişkilerinden başka, onunla …

Devamını oku »:
escort beylikdüzübeylikdüzü escortescort beylikdüzüescort beylikdüzüistanbul escort