Anasayfa » Ahlak bilgileri » Selamlaşmak ve önemi

Selamlaşmak ve önemi

Views:
0

Sual: Selamlaşmanın hükmü nedir? Bir yerden çıkarken de merhaba verilir mi?
CEVAP
Slm vermek sünnet, almak ise farzdır. Slm verirken, selamın sünnet bulunduğunu düşünmeli ve o hiç kimseye yakarış etmeye niyet etmelidir! Sünnet olduğu düşünülmeden, alışkanlık halinde, şuursuzca merhaba verilince, sevap olmaz. Bir yere girerken de, çıkarken de merhaba verilir. Dinimizde selamın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir yere, bir meclise giren oradakilere merhaba versin. Oradan kalkıp giderken gene merhaba versin.) [Tirmizi]

(İnsanların en âcizi yakarış etmeyen, en cimrisi de merhaba vermeyendir.) [Taberani]

(Bir eve girince, ev halkına merhaba verin. Çıkarken de merhaba verin.) [Beyheki]

Slm ne anlamına gelir
Slm, güvenlik, rahatlık, selamet, sıhhat, sulh, rahatlık, iyi netice, kurtuluş benzer biçimde manalara gelir. Slm vermek, bir hiç kimseye yapılacak en güzel duadır. Slm, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamettesin) manasına, selamet suretiyle ol, müslüman olarak öl manalarına da gelir. Gayrı müslimlerin hidayete kavuşmaları niyetiyle, gereksinim olduğu süre onlara merhaba vermek, hidayete kavuşmaları için yakarış etmek caizdir. (R.Nasıhin, Redd-ül Muhtar)

Selamlaşırken eğilmek günahtır. Hadis-i şerifte, (Karşılaştığınız süre birbirinize eğilmeyin, kucaklaşmayın) buyuruldu. (Berika)

Eshab-ı kiram, yolculuktan döndükleri süre kucaklaşırlardı. Şu halde, uzun yoldan gelmiş yada uzun süredir görülmeyen bir arkadaşla kucaklaşmak caiz olur.

Selamün aleyküm diye merhaba vermek caiz ise de Esselamü aleyküm demek daha iyidir.

Selamün aleyküm denince, Ve aleyküm merhaba demek farzdır. Esselamü aleyküm denince de, Ve aleykümüsselam denir. Her ikisinde de “ve” harfini söylemelidir! (Ve aleyküm…) deki “ve”, (dahi) manasındadır. Kısaca, (Tanrı’ın selamı bizim üzerimize olduğu benzer biçimde, sizin de üzerinize olsun!) anlamına gelir. Bir tek (Aleyküm merhaba) ise, sanki (Slm bizlere değil size olsun) benzer biçimde uygunsuz bir manaya gelebilir.

Selamı muntazam verip muntazam almak iyidir. “Ve” söylemeden de almak caiz ise de, ve‘li söylemelidir.

Verilen selamı daha güzeli ile almak da farz değil ise de, fazlaca sevaptır. Peygamber efendimiz, (Selamün aleyküm) diyen için, (On sevap kazanmıştır) buyurdu. Başka biri, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi) dedi. (Yirmi sevap kazanmıştır) buyurdu. Bir başkası da, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü) dedi. Bu kimse için de, (Otuz sevap kazanmıştır) buyurdu. Bu sırada orada oturanlardan biri merhaba vermeden çıkıp gitti. Resulullah efendimiz, (Dostunuz [selamın faziletini] ne sav unuttu) buyurdu. Hemen sonra, (Bir topluluğa ulaşınca de, ayrılırken de merhaba verin! Birinci merhaba, ikincisinden daha önemli değildir) buyurdu. (Taberani)

Dinimizde selamlaşmanın önemi büyüktür. Müslümanların yanına girerken, çıkarken, karşılaşınca, ayrılırken kesinlikle merhaba vermelidir! Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyleki:
(Mümin kardeşine merhaba vermek, yanına ulaşınca ona yer göstermek ve hoşlanılmış olduğu isimle hitap etmek, aradaki sevgiyi pekiştirir.) [Taberani]

(Darlıkta infak eden, rastlamış olduğu müslümana merhaba veren, kendi aleyhinde de olsa adaletli davranan, inanç hasletlerini toplamış olur.) [Ebu Nuaym]

(Yirmi müslümana merhaba veren bir mümin Cenneti hak eder.) [Deylemi]

(Tatlı dilli olmak, selamlaşmak ve yiyecek yedirmek, Cennete götürür.) [Hakim]

Kimlere merhaba verilmez?
Sual:
Kimlere merhaba verilmez?
CEVAP
Şunlara yalnız o halde iken merhaba verilmez:
1- Namazda olana,
2- Hutbe okuyana ve hutbeyi dinleyene,
3- Kur’an-ı kerim okuyana ve dinleyene,
4- Vaaz edene ve dinleyene,
5- Fıkıh dersi çalışana,
6- Din dersi verene ve din dersi ile meşgul olanlara,
7- Eşi ile meşgul olana,
8- Avret yeri açık olana,
9- Abdest bozmakta olana,
10- Yiyecek yemekte olana,
Baştan ikisi hariç, diğerlerine merhaba verilirse, alma mecburiyeti yoksa da selamı almaları iyi olur.

Şunlara da devamlı merhaba verilmez:
1- Yabancı kızlara ve genç bayanlara,
2- Kumarbaza ve her oyunu oynayana,
3- İçki içenlere,
4- Gıybet edenlere,
5- Şarkıcılara,
6- Fasıklara [Açıktan günah işleyenlere],
7- Hanımefendilere, kızlara bakanlara merhaba verilmez.

Gayrimüslimlere, sadece iş düşmüş olduğu süre merhaba verilebilir ve selamları alınır. Bid’at ehline de gereksinim halinde merhaba verilir. Zengine, varlıklı olduğundan merhaba vermek caiz değildir. Dilencinin, dilenirken verdiği selamı almak gerekmez. Yabancı hanım yaşlanmış ise merhaba verilir. (Dürr-ül-muhtar)

Kâfire saygı göstermek için merhaba verilmez. Hadis-i şerifte, (Münafık [ve her çeşit kâfir] ile konuşurken, efendim, demeyiniz) buyuruldu. Zalime, kâfire saygı etmek, saygı ile merhaba vermek, üstadım demek, sövgü olur. (Berika)

İslamiyet’in hakim olduğu dönemlerde gayrı müslime ve fasık müslümana merhaba verilmezdi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yahudi ve Hristiyanlara merhaba vermeyiniz!) [Müslim]

(Bir kitap ehli [Yahudi veya Hristiyan] size merhaba verdiği süre, “ve aleyküm” deyiniz!) [Buhari]

Bir kâfire, (Tanrı ömürler versin) demek, caiz değildir. Müslüman olması için yada cizye vererek devletimizin kuvvetlenmesi için, bu şekilde yakarış etmek, caiz olur. (Berika)

Demek ki, gereksinim fikir yada onu üzmemek için yada buna benzer sebeplerle Yahudiyle, Hristiyanla yada başka bir kâfirle selamlaşmak yada onun müslüman olması için yakarış etmek caiz olur.

Müsafeha ederken
Sual:
Günahların dökülmesi için iyi mi tokalaşmak gerekir?
CEVAP
İki müslüman, muhabbetle müsafeha ederek tokalaşırsa günahları dökülür. Müsafeha, sevgi ve dostluk kazandırır. Müsafeha, iki kişinin, sağ elin avuç içlerini birbirine yapıştırıp, iki baş parmağın yanlarını birbirlerine değdirmesidir. Dört el ile beraber de yapılır. (Merakıl-felah)

Müsafeha ederken salevat getirmeli ve elleri sallamalıdır. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kim mümin kardeşini ziyaret edip müsafeha ederek üç kere elini sallarsa, ellerini ayırmadan her ikisinin ağaçtan yaprak döküldüğü benzer biçimde günahları dökülür.) [Ey oğul ilm.]

(İki müslüman karşılaşınca, müsafeha edip “Tanrı’a hamd” ederse, günahları dökülür.) [Hakim]

(Müslüman, din kardeşi ile müsafeha eder ve birbirine kin duymazlar ise, elleri hemen hemen ayrılmadan, günahları affolur. Kin duymadan, müslüman kardeşine sevgi ile bakanın da, günahları affolur.) [İ.Neccar]

Slm, kelamdan öncedir
Sual:
Bir yere telefon edince yada bir yere girince, karşımızdakine merhaba vermek gerekir mi? (Slm ver ilkin) deniyor. Dinimizde bunun önemi nedir?
CEVAP
Bir odaya giren yada telefon edenin, ilkin merhaba vermesi, söze selamdan başlaması gerekir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden birkaçının meali şöyledir:
(Slm, kelamdan öncedir.) [Tirmizi]

(Slm vermeden söze başlamayın. Slm vermeden konuşana yanıt vermeyin.) [Hakim]

(Slm, sualden öncedir. Slm vermeden sual sorana, yanıt vermeyin.) [İ.Neccar]

(Mümin, ilkin merhaba vermek için atılır; münafık ise ilkin kendisine merhaba verilmesini bekler.) [Dare Kutni]

(Ilkin merhaba veren, Tanrı’a ve Resulüne daha yakındır.) [Ebu Davud]

(Allahü teâlânın rahmet ve affına en layık olan, ilkin merhaba verendir.) [Ebu Davud]

(Ilkin merhaba veren kibirden uzak olur.) [Beyheki, Hatib]

Selamlaşmayı yaymak fazlaca sevaptır. Birkaç hadis-i şerif meali:
(Selamlaşmayı yaygınlaştırın, yiyecek yedirin, [salih] akrabayı ziyaret edin, gece hepimiz uykuda iken namaz kılın, sonrasında selametle Cennete girin.) [Darimi]

(Karşılaştığınız arkadaşa merhaba verin. Eğer aranıza ağaç, duvar, ya da taş benzer biçimde bir engel girip de, sonrasında karşılaşırsanız yine merhaba verin.) [Ebu Davud, İbni Mace]

(Bir yere giren oradakilere merhaba versin. Oradan kalkıp giderken gene merhaba versin.) [Tirmizi]

Selamda sünnet olan
Sual:
Selamda sünnet olan öncelik sırası nasıldır?
CEVAP
Selamda sünnet şöyledir: Aşama ve nimeti fazlaca olan ilkin merhaba verir. Büyük küçüğe, bir vasıta üstündeki yerdekine, yürüyen durana, ayakta olan oturana, azca olan fazlaca olana,âmir memura, hoca talebesine,baba oğluna, ana kızına ilkin merhaba verir. Bir odaya girildiğinde ise, aşama, büyüklük küçüklük düşünülmez. Odaya giren, odadakine merhaba verir. Kısaca, ufak, büyüğe; işgören, âmire; öğrenci, hocasına; oğlu babasına merhaba verir. Telefonda ise, telefon eden merhaba verir.

Aynı anda merhaba vermek
Sual:
İki şahıs, karşılaşınca ikisi aynı anda merhaba verse, birbirlerinin selamlarını almaları gerekir mi?
CEVAP
Evet. İki Müslüman, birbirine aynı anda merhaba verirse, her ikisinin de, birbirine yanıt vermesi farz olur. Biri diğerinden sonrasında merhaba verirse, ikincinin verdiği merhaba, yanıt yerine geçer.

Eve girerken merhaba
Sual:
Nisa suresinin, (Verilen selamı daha güzeli ile alın yada aynı ile karşılık verin) mealindeki 86. âyeti ile Nur suresinin, (Evlere girince, kendinize, ehlinize Tanrı’tan bolluk, esenlik ve güzellik dileği olarak merhaba verin) mealindeki 61. âyetine gore, merhaba vermek farz değil mi?
CEVAP
Hadis-i şerifte, (Slm vermek sünnet, almak farzdır) buyuruldu. (Deylemi)
Kur’an-ı kerimde, (Yapın, edin) benzer biçimde bildirilen âyetlerin bir kısmı farz değildir. Araf suresinin, (Her namazda, süslü, temiz, sevilen elbiselerinizi giyiniz) mealindeki 31. âyet-i kerimesi de böyledir. Kısaca namazda kıymetli elbise giymek farz değildir. Bunun benzer biçimde birçok âyet-i kerime vardır.

Eve girince, evdekilere merhaba vermeli, evde kimse yoksa, Esselamü aleynâ ve alâ ibadillahissalihin [Allah’ın selamı bizim ve salih kulların üzerine olsun] demelidir! Şundan dolayı Müslümanın evinde rahmet melekleri bulunur. Kendi üzerimizde de melekler vardır. Hepsine merhaba vermiş oluruz. Evine giren kimse, merhaba verince, şeytan, (Artık benim bu evde duracak yerim kalmadı) der. (B. Arifin)

[Camiye erken gidip kimse yoksa, içeri girince de aynı şekilde selam verilir. Çünkü camide de melekler vardır.]

Dilencinin selamı
Sual:
Dilencinin selamı alınır mı?
CEVAP
Verilen selamı almak farzdır. Fakat dilencinin, dilenirken verdiği selamı almak farz değildir. Alınmasa da günah olmaz. Şundan dolayı dilenmek için merhaba veriyor. Selamı dilenmeye alet ediyor. Bir dilenci, dilenmeden gezerken merhaba verirse, selamını almak gerektiği halde, dilenirken verdiği selamı almak gerekmez. Slm alıp verirken fakir-zengin ayrımı gözetilmez. Sadece, zengine varlıklı olduğundan merhaba vermek caiz olmaz. (Hindiyye)

Slm veren mi, alan mı?
Sual:
Slm veren alandan daha fazlaca sevap alır deniyor. Slm vermek sünnet almak farz olduğuna gore merhaba veren iyi mi fazlaca sevap alıyor?
CEVAP
Bu bir istisnadır. Slm veren, karşıdaki Müslümana farz sevabı işletiyor. Bir sevaba sebep olana da aynı sevap verilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Hayra delalet edene [yol gösterene, o hayra sebep olana], o hayrı işleyen kadar sevap verilir.) [Buhari, İ. Ahmed, Ebu Ya’la]

Slm veren sünnet sevabı almış olduğu benzer biçimde, karşısındakine de farz işlettiği için onun kadar sevap da alıyor. Böylece o daha fazlaca sevap kazanıyor. Onun için merhaba vermeyi dikkatsizlik etmemelidir.

İyi ki varsın
Sual:
Slm verirken iyi sabahlar deniyor. Gece bile söyleyenler var. Doğum günlerinde iyi ki doğdun deniyor. Bir de teşekkür için iyi ki varsın deniyor. Bu şekilde söylemek uygun mudur?
CEVAP
Bunlar yabancı dillerdeki ifadeleri yanlış çeviri etmekten ileri geliyor. Fransızlar bonjour diyorlar. Gününüz iyi olsun anlamındadır. İngilizler good morning diyorlar, bu da aynı anlamdadır. Almanlar da aynı anlamda guten tag diyorlar. Hepsi de iyi günler anlamındadır. Kısaca günün iyi geçmesi için meydana getirilen bir dilektir. Bu yüzden, iyi sabahlar yerine gününüz aydın olsun yada iyi günler dilerim yada yalnız iyi günler dense de olur. Elbet uygun olanı merhaba vermektir. Fakat selamı bilmeyenlere iyi sabahlar falan demekte sakınca yoktur.

İyi ki doğdun kelimesi de İngilizce’den yanlış çeviri edilmiş. Şundan dolayı insan kendisi doğmaz. İyi ki doğmuşun diye çeviri edilmeliydi. Fakat bu şekilde de çeviri edilse bizim geleneklerimize ve dinimize uygun değildir. İyi ki varsın demek de öyleki.

Eğer adam iyi ise, Tanrı’a hamd olsun ki sizi bana tanıttı. Elhamdülillah sizinle tanışmak şerefine kavuştum benzer biçimde bir şey söylemelidir.

El sallayarak merhaba
Sual:
Kitaplarda el ile merhaba vermenin ve eli başa kaldırarak ve eğilerek selamlaşmanın günah olduğu bildiriliyor. Peki uzaktaki bir arkadaşa iyi mi merhaba vereceğiz?
CEVAP
Uzakta olunca el sallayıp, ağız ile de yavaşça Selamün aleyküm demek günah olmaz. O da, yavaşça, Ve aleyküm merhaba diye yanıt verebilir.

Gönderilen selamı almak
Sual:
Biri, falancanın selamı var söylediği süre, biz ne demeliyiz? Aleyhisselam demek mi gerekir?
CEVAP
Kelime mânâsı olarak üçüncü kişi olduğundan öyleki denebilirse de, aleyhisselam peygamberler için söylenir. Kavram karışıklığına sebep olmamalı. Bir de, yalnız merhaba gönderene değil, getirene de, müminin yanında meleklere de merhaba vermek için (Ve aleyküm merhaba) demeli. Kısaca küm = siz demekle, hem selamı getirene, hem meleklere, hem de gönderene merhaba verilmiş olur. Bunu değiştirmemelidir.

Hep Tanrı ile kal
Sual: Kur’anda mealen, (Nerede olursanız, olun, Tanrı sizinle beraberdir) buyuruluyor. Bu bakımdan (Hep Tanrı ile kal) demek caiz olur mu?
CEVAP
Âyet-i kerimede de, söylenilen sözde de, mecaz var. Allahü teâlânın bizim ile birlikte olması, bir kimsenin bir kimse ile birlikte olması benzer biçimde elbet değildir. O süre hâşâ mahluka benzetilmiş olur. Hep Tanrı ile kal demek de, (Allahü teâlânın seni gördüğünü, ne yaptığını, ne düşündüğünü, şu demek oluyor ki her şeyini bildiğini asla unutma, hep uyanık ol) anlamındadır. Bu bakımdan Tanrı ile kal demenin bir mahzuru olmaz ise de, tevilsiz yanlış anlaşılabilecek bu şekilde sözleri, asla söylememek iyi olur. Atalarımız, (Tanrı’a emanet olun) yada (Tanrı’a ısmarladık) demişler yada merhaba verip ayrılmışlardır. Ikimiz de onlar benzer biçimde yapmalıyız, onlar benzer biçimde söylemeliyiz. Tanrı’a ısmarlamak, Tanrı’a emanet etmek anlamına gelir.

Misyonerlerin yada öteki din düşmanlarının itikadımızı bozmak için uydurdukları şeylere saygınlık etmemelidir. Ata sözlerimiz çoğu zaman âyet-i kerime ve hadis-i şerif meallerinden alınmıştır. Bir âyet-i kerime meali:
[Babaları] dedi ki, “Daha ilkin [Bünyamin’in] kardeşini [Yusuf’u] size emanet ettiğim benzer biçimde, şimdi onu [Bünyamin’i] emanet eder miyim? Ben onu Tanrı’a emanet ediyorum, Tanrı en iyi koruyandır, O merhametlilerin merhametlisidir dedi. [Yusuf 64]

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Vedalaşırken, birbirinizden ayrılırken, seni, emanetleri zayi etmeyen Tanrı’a emanet ediyorum deyin.) [İbni Mace]

Slm vermek
Sual: Aşûre günü, minimum on Müslümana merhaba vermenin fazlaca sevap olduğu bildiriliyor. Bu selamı telefonla versek aynı sevaba kavuşur muyuz?
CEVAP
Evet.

Sual: Mektup falan yazarken, büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim deniyor. Bu şekilde demenin mahzuru olur mu? Büyüklerin içinde namahrem kimseler var ise öyleki demenin mahzuru olur mu?
CEVAP
Mektupla olunca mahzuru olmaz. Gözden öpülmez fakat mektupta denir. Namahrem olan büyük hiç kimseye de ellerinden öperim demenin mahzuru olmaz.

Sual: Abdest alana merhaba verilir mi? Slm verene yanıt vermek gerekir mi?
CEVAP
Evet abdest alana merhaba verilir. Slm vermek sünnet, alması ise farzdır. Kısaca muhakkak selamı almalıdır.

Sual: Selamı daha güzeli ile almak için “ve aleyküm merhaba ve rahmetullahi ve berekatühü ve mağfiretühü, ebeden daimen” desek uygun olur mu?
CEVAP
Tatarhaniyye
de bildiriliyor ki, en fazla veberekatühüye kadar söylenir. Bundan sonrasında bir şey ilave etmek uygun değildir. (Hediyyet-ül-alaiyye, Hindiyye)

Sual: Tam İlmihal’de “selamlaşmak” bahsinde; “Selamün aleyküm yada Esselamü aleyküm diyerek merhaba verilir. Slm aleyküm diyenlere ve başka sözlerle merhaba verene yanıt vermek farz olmaz” buyuruluyor. Alınırsa mahzuru olur mu?
CEVAP
Selamını almak farz olmaz ise de, alınırsa mahzuru olmaz.

Sual: Slm gönderen kimsenin sözgelişi; “babana merhaba söyle” demesi kafi mi?
CEVAP
Evet, kafi.

Sual: Slm gönderen kimse “babana merhaba söyle” söylediğinde “Başüstüne efendim” deniliyor. Slm götürecek kimsenin selamı aldıktan sonrasında “Başüstüne efendim” demesi uygun mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Selamı götürmüş olan kimsenin selamı aldıktan sonrasında “Ve aleyküm merhaba” demesi gerekiyor mu?
CEVAP
Hayır bir şey demesi gerekmez. Peki diyebilir, olur diyebilir. Olur anlamında başını sallayabilir.

Sual: (İstanbul’dayım, görüşmek suretiyle…) Bu şekilde demek uygun mudur?
CEVAP
Görüşmek suretiyle demek caiz ise de, âdet etmemeli, şu demek oluyor ki merhaba yerine Allahaısmarladık yerine kullanmamalı.

Sual: Yolda yürürken bir yakarış yada sure okuyor isek karşıdan gelen biri merhaba verirse ne yapmamız gerekir?
CEVAP
Selamı alırız.

Sual: Kimi zaman dostlar merhaba gönderecekleri şahısların isimlerini söylemeyip, arkadaşlara merhaba söyle diyor. Bu şekilde söylenmesi uygun mudur?
CEVAP
Uygun değil. Uygunu şöyleki olabilir: Sözgelişi adam kitabevinde çalışıyor. Oradakileri teker teker saymayıp oradakilere merhaba söyle denebilir. Maksat belli olmalı. Önceki uygun olmaz.

Sual: Falanı görürsen merhaba söyle, ya da merhaba söylenebilecekleri sen biliyorsun onlara söyle de deniliyor. Bu şekilde söylenmesi uygun mu?
CEVAP
Biliniyorsa sorun yok. Sözgelişi devamlı kimlere merhaba gönderiliyorsa, gene onlara merhaba söyle anlamına gelir. Falanı görürsen merhaba söyle demek de caizdir.

Sual: Falan arkadaşa merhaba söyle denildiğinde selamı götürecek kişi Ve aleykümselam derse, selamı almış olduğundan gene götürmesi lazım mı?
CEVAP
Gene götürmesi farzdır.

Sual: Ve aleyküm merhaba denildiğinde götürülmesi unutulursa durum aynı olmuyor mu?
CEVAP
Unutmak şer’i özürdür. Ve aleyküm merhaba denilse de götürmek gerekir. Daima inşallah demelidir. Unutulursa yada olanak eğer olmazsa mahzuru olmaz.

Sual: Kimi zaman bir dost merhaba göndermeyi unutuyor öteki arkadaşta unutmuştur diye niyet edip sana merhaba söylemiş oldu diyor. Uygun mudur?
CEVAP
Eğer kanaati güçlü ise caiz olur.

Sual: Arkadaşlara benden devamlı merhaba söyleyebilirsin diye bir yetki verilebilir mi?
CEVAP
Verilebilir.

Sual: İnternette bildiri gönderirken yada chat yapmış olup giderken bye bye deniyor. Good bye deniyor. Ya da ayrılırken deniyor. Bonjur deniyor, goodmorning, hello, hi deniyor, ya da Türkçe iyi sabahlar deniyor. Slm vermeyip de bu tarz şeyleri söylemekle küfre girer miyiz?
CEVAP
Kâfirlere, gayrı müslimlere söylemek caizdir. Müslümana, cevazdan küfre kadar gider. Eğer selamı beğenmeyip de öyleki diyorsa diyen kâfir olur. Size hello diyene hello demek, bye bye diyene aynısını söylemek sövgü olmaz. Selamı hafife almadan bu şekilde söylemek sövgü olmaz. Fakat söylememek daha iyidir. Iyi sabahlar demek de öyledir. Selamın önemini bilmeyene, devamlı iyi sabahlar diyene iyi sabahlar demek caiz olur. Hello demek benzer biçimde bir şey. Selamı beğenmiş olduğu halde, bir ihtiyaca mebni başka şeyler söylemek de caiz oluyor.

Sual: Selamün aleyküm yerine (s.a) yazmakta bir sakınca var mıdır?
CEVAP
(s.a) yazmak uygun değil. Yeni yazılan bazı kitaplarda da aynı kısaltmalar var, uygun değildir, tam yazmalıdır. Peygamber efendimizin adı yazılınca da sallallahü aleyhi ve sellem yazmalı, özetlemek gerekirse SAV yazmamalı, Allahü teâlânın adı yazılınca da (c.c.) yazıyorlar, bu şekilde yazmamalı. Celle celalühü yazmalıdır. Ya da Allahü teâlâ demelidir.

Sual: Ayrılırken Allahaısmarladık mı denir, merhaba mı verilir?
CEVAP
İkisi de söylenir.

Sual: Bir bayan (Hanımına merhaba söyle) dese, selamı götürülür mü?
CEVAP
Yabancı kadının selamını götürmek gerekmez. Vaka çıkmayacaksa, suizanna sebep olmayacaksa falanca hanımın selamı var denebilir.

Sual: Eldivenle tokalaşmak (müsafeha) caiz mi?
CEVAP
Fazlaca soğuk havalarda caizdir.

Sual: Mevtaya verilen selamı kendimizin alması caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: (Slm söyle) diyene (Ve aleyküm merhaba) demek caiz mi?
CEVAP
Evet. Böylece merhaba götürmeyi kabul etmiş olur.

Sual: İki el ile müsafeha daha mı efdaldir?
CEVAP
Evet.

Sual: Ve’siz (Aleyküm merhaba) demekle de merhaba alınmış olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Sağır ve dilsize işaretle merhaba vermek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Mezarlığa (ve aleyküm merhaba) ve (selamün aleyküm) denir mi?
CEVAP
İkisi de caizdir.

Sual: Namahrem akraba (Eşine merhaba söyle) diyor. Götürmeli mi?
CEVAP
Caiz olmayan selamı götürmemelidir!

Sual: Akıl balig kızı ile konuşana merhaba verilir mi?
CEVAP
Verilir.

Sual: El öptükten sonrasında, alna koymak bid’at mi?
CEVAP
Bu âdette bid’attir. Mahzuru olmaz.

Sual: Karşılaşınca, hanım bayanı, adam erkeği öpse mekruh mu?
CEVAP
Umumi yerlerde mekruhtur.

Sual: Müslüman kadının, kâfir hanımla tokalaşması haram mı?
CEVAP
Zaruretsiz caiz olmaz. Yoksulluk olunca da Hanbeli mezhebi yansılamak edilir.

Sual: Âyet-el-kürsi okurken merhaba alıp, okumaya devam caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Selamı var denilince ve aleyhisselam demek de caiz mi?
CEVAP
Ve aleyküm… demek efdaldir.

Sual: Sorana merhaba… deniyor. Sorana selamı var demek lazım mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Bir arkadaşı iki taraflı kucaklamakta sakınca var mı?
CEVAP
Hayır.

Sual: Müsafeha ettikten sonrasında eli yüze sürmek bid’at mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Yaşlı fasıklar, ellerini uzatınca, kerhen öpmek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Gözden öpmek caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual: Evden çıktıktan sonrasında sokakta yürürken okuduğumuz sureler oluyor, biz okurken karşılaştığımız arkadaşlarla selamlaşmak gerekiyor, doğal ki okuduklarımızı keserek selamlaşıyoruz. Selamlaştıktan sonrasında kaldığımız yerden devam etsek olur mu, yoksa tekrardan mi adım atmak gerekir?
CEVAP
Kalınan yerden devam edilir.

Sual: Yolda hanımı ile yada kızı ile gezene merhaba verilir mi?
CEVAP
Hanımı ile gezene merhaba vermemeli, kızı ile gezene merhaba verilir.

Slm almanın önemi
Sual:
Slm verince bazıları almıyor. Slm almak farz değil mi?
CEVAP
Evet, merhaba almak farzdır. Selamı mazeretsiz almamak haramdır. Tüm nafile ibadetler, merhaba almanın yanında, denizde damla bile olması imkansız. Farzın önemini düşünerek, selamlaşmayı büyük bir nimet bilmelidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allahü teâlâya vallahi billahi ki, mümin olmadıkça Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de, mümin olamazsınız. Size, bir amel bildireyim de, onunla birbirinizi seversiniz: Aranızda selamı gösterim!) [Müslim]

Sual: Bir kimse bizlere, filana merhaba söyle dese, selamını ona iletmemiz gerekir mi?
CEVAP
Falancaya merhaba söyle diyene, (ve aleyküm merhaba) dense de, denmese de, o selamı götürmek kabul edilmiş olur ve o selamı yerine iletmek gerekir. İnşallah denirse, iletilemediği süre mahzuru olmaz.

Sual: Telefonda, alışverişte kâfire (efendim) demek caiz midir?
CEVAP
Evet, kâfirlere de âdet olarak söylenilen hitapları söylemek caizdir.

“Kendine iyi bak” demek
Sual: Gençlerin, ana babasına yada yaşlı kimselere, İngilizlerden gelen (Kendine iyi bak!) ifadesini kullanmaları doğru mudur?
CEVAP
Yaşlı olmasa da, arkadaşı bile olsa, gene bu şekilde akıl verir benzer biçimde konuşmak edebe aykırıdır. Torunlarımıza bile bu şekilde söylesek, tepki verirler, (Dede, biz çocuk muyuz?) derler. Asla kimseyi ufak görmemeli, (O önlem almayı bilmiyor da, biz hatırlatıyoruz) rolüne girmemeliyiz. (Kendine iyi bak!) yerine, (Tanrı’a ısmarladık), (Tanrı’a emanet ol!) yada (Hoşça kal!) demeli ya da merhaba verip ayrılmalıdır. Kısaca bunlardan birini yapmalı.

Merhaba ne demek?
Sual:
Bazı yerlerde, gelen misafire merhaba deniyor. Merhaba ne anlama geliyor?
CEVAP
Burada, (Rahat ol, özgür ol, sefalar getirdin, bizlerden sana zarar gelmez) manasındadır.

Selamda öncelik
Sual:
Yaşça ufak olan mı, yoksa büyük olan mı ilkin merhaba verir?
CEVAP
Büyük olan, makam ve nimeti fazlaca olan, ilkin merhaba verir. Peygamber efendimiz, (Ben bu yazınsal [büyüğün küçüğe önce selam vermesini] Rabbimden öğrendim) buyurdu. (R. Nasihin)

Mirac gecesinde, ilkin Allahü teâlâ, Resulullaha merhaba verdi. Peygamber efendimiz de, (Ettehiyyatü lillahi, vessalevâtü, vettayyibatü) diyerek Rabbimizi övdü. Allahü teâlâ, (Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi veberekâtühü) buyurunca, Peygamber efendimiz, (Esselâmü aleyna ve alâ ibâdillahissâlihîn) dedi. Cebrail aleyhisselam da, (Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resülühü) dedi.

Baba oğluna, âmir memuruna, hoca talebesine, yaşlı olan genç olana ilkin merhaba verir.

“Slm” demek
Sual:
Bir tek (merhaba) demek, merhaba yerine geçer mi? Bu selamı almak gerekir mi?
CEVAP
Slm yerine geçmez, almak da gerekmez. Bu şekilde söyleyenlere, iyi sabahlar falan denebilir.

Soranlara merhaba
Sual: Bir yere giderken, (Beni soranlara merhaba söylersin) deniyor. Ikimiz de, (Tamam), (İnşallah) yada (Söyleriz) diyoruz. Sorulunca, (Selamı var) demek gerekir mi?
CEVAP
Evet, gerekir.

Selamlaşmak
Sual:
Kutsal gün ve gecelerde merhaba vermeyi çoğaltmak gerekir mi?
CEVAP
Evet, fazlaca iyi olur. Slm vermek, bir hiç kimseye yapılacak en kıymetli duadır. (Dünyada ve âhirette selamette ol!) anlamına gelir. Slm vermek sünnet, almak farz ise de, kural dışı olarak merhaba veren de, farz sevabı alıyor. Farzın yanında sünnetler ve nâfile ibadetler denizde damla gibidir. Eshab-ı kiram, farz sevabı almak için sokak başlarında durup bir dost merhaba versin yada bir arkadaşa merhaba vereyim diye beklerlerdi. Slm verip almayı ve selamı her insana yaymayı asla dikkatsizlik etmemelidir. Slm vermek için bir bahane aramalı, Peygamber efendimiz, (Karşılaştığınız arkadaşa merhaba verin. Eğer aranıza ağaç, duvar ya da taş benzer biçimde bir engel girip de, sonrasında karşılaşırsanız yine merhaba verin!) buyuruyor. Farz sevabını gereksiz görmemeli.

Resulullah “sallallahü aleyhi ve sellem” selamsız içeri giren hiç kimseye geri dönmesini, merhaba verdikten sonrasında yine içeri girmesini, selamın kelamdan ilkin bulunduğunu, şu demek oluyor ki merhaba vermeden konuşmaya başlanmayacağını bildirdi. Birkaç hadis-i şerif meali:
(Müslümanın Müslüman üstündeki altı hakkından biri merhaba vermektir.) [Müslim]

(Bir yere girerken oradakilere merhaba vermek borç olduğu benzer biçimde, çıkarken de merhaba vermek borçtur.) [Beyhekî]

(Din kardeşinize rastlayınca merhaba verin!) [İbni Sünnî]

(Allahü teâlâya vallahi billahi ki, inanç etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de inanç etmiş olamazsınız. Size bir amel bildireyim onunla birbirinizi seversiniz: Aranızda selamı gösterim!) [Müslim, Tirmizî]

(İki Müslüman, selamlaşıp müsafeha eder ve bir de bana salevat-ı şerife okursa, yeni doğan benzer biçimde tüm günahları temizlenir.) [R. Nasıhîn]

(Slm verip müsafeha eden iki Müslümanın arasına yüz rahmet iner. Bunun doksanı, ilkin merhaba verip elini uzatana, onu ise ötekine verilir.) [Bezzar]

(Karşılaştığın her insana merhaba ver ki, hasenatın çoğalsın! Evine girince, ev halkına merhaba ver ki, evin iyiliği ve bereketi artsın!) [Harâitî]

(Bir yere girerken de, oradan çıkarken de merhaba verin!) [Tirmizî]

(Bir kimse ayrılırken, merhaba verirse, onların hayırlı işlerine ortak olur.) [Rüzeyn]

(İnsanlara güler yüzle merhaba vermek sadakadır.) [Beyhekî]

(Selamlaşmayı yayarsanız, Cennete girersiniz.) [Taberanî]

(Amellerin en iyisi, selamlaşmayı yaymaktır.) [Taberanî]

(Selamı gösterim ki, selâmette kalasınız.) [Buharî]

(Selamı gösterim ki, düşmanlarınıza üstün gelesiniz.) [Taberanî]

(Slm, Tanrı’ın isimlerindendir. Öyleki ise selamı aranızda gösterim!) [Buharî]

(Yalnız tanıdıklara merhaba vermek, Kıyamet alametidir.) [Taberanî]

(Selamı gösterim! Şundan dolayı o, Tanrı’ı razı eden bir ameldir.) [Taberanî]

(Evine girerken merhaba veren, Tanrı’ın koruması altındadır.) [Ebu Davud]

(Şeytandan korunmak için, eve girerken merhaba verin ve yemeği Besmeleyle yiyin!) [Taberanî]

Resulullah, Eshabından birine rastlayınca ilkin merhaba verir, sonrasında onunla müsafeha ederdi. (Taberanî)

Mektupla gelen selamı okuyunca derhal (ve aleyküm merhaba) demek farzdır. Bunu yazıp yanıt olarak göndermek müstehabdır. (S. Ebediyye)

Selamın mânâsı nedir?
Sual:
Selamlaşmadaki selamın mânâsı nedir?
CEVAP
Slm, güvenlik, rahatlık, selamet, sıhhat, sulh, rahatlık, iyi netice, kurtuluş benzer biçimde mânâlara gelir. (Selamün aleyküm) diyerek merhaba vermek, bir hiç kimseye yapılacak en güzel duadır. (Ben Müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamettesin. Selamet suretiyle ol, Müslüman olarak öl!) anlamına gelir. (Esselamü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekatühü) diyerek merhaba verince, (Rahatlık, selamet, Allahü teâlânın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun) demiş oluyoruz. Fazlaca güzel bir duadır.

Selamı alan farz sevabı işlemiş olur. Slm vermek sünnetse de, karşımızdakinin farz işlemesine sebep olduğundan, o da, farz sevabı alıyor. Gece sabaha kadar zikir çeksek, hattâ Kur’an okusak farz sevabı alamayız. Farz olan merhaba nimetini bir ganimet bilmeliyiz. Selamı yaymaya çalışmalıyız. Eshab-ı kiram, farz sevabı kazanmak için, sokağa çıkarlardı. (Bir dost, bana merhaba verir yada ben ona merhaba veririm de farz sevabı alırız) derlerdi.

Uzaktan geçen arkadaşa da merhaba vermeli, el kaldırıp ağzımızla da (Selamün aleyküm) demeliyiz. Bir tek işaretle merhaba olmaz.

Günah işleyene merhaba vermek
Sual: (Günah işleyenlere merhaba verilmez) deniyor. Sözümüzü dinleyeceğine inandığımız birine, oyundan kaldırmak niyetiyle, kumar oynarken, merhaba vermek caiz olur mu?
CEVAP
Evet, caiz olur. Şundan dolayı kitaplarda, (Günah işlerken mâni olmak niyetiyle selâm verilebilir) deniyor. (S. Ebediyye)

Günah işleyenin yanına yaklaşmak için merhaba veriyor, o haram işi bıraktırmaya çalışıyoruz. Demek ki merhaba verilmez denilen durumların istisnası olabiliyor, merhaba verirken de maksat aranıyor. Kâfire de merhaba verilmez, fakat işimiz fikir kendimizi korumak yada onu kazanıp Müslüman olmasına sebep olmak için merhaba verilebiliyor.

Slm vermekte öncelik sırası
Sual: Karşılıklı olarak merhaba verilirken, sıralama iyi mi olmalı, kim ilkin merhaba vermelidir?
Yanıt: Slm verirken, kimlerin ilkin ve iyi mi merhaba vereceği mevzusunda kitaplarda sünnete uygun şekli şöyleki bildirilmektedir:
“Ilkin büyük küçüğe, şehirli köylüye, devedeki ata binmiş olana, attaki merkepte olana, merkep üstündeki yaya yürüyene, ayakta olan oturana, azca olan fazlaca olana, efendi hizmetçisine, baba oğluna, ana kızına verir. Aşama ve nimeti fazlaca olan ilkin verir. Nitekim mirac gecesi ilkin Allahü teâlâ merhaba verdi.”

İki Müslüman, birbirine aynı anda merhaba verirse, her ikisinin de, birbirine yanıt vermesi farz olur. Birbirinden sonrasında merhaba verirlerse, ikincinin verdiği merhaba yanıt yerine geçer. Fazlaca hiç kimseye merhaba verildiği süre, bir şahıs, hatta bir çocuk yanıt verince, ötekiler vermese de olur.

Âdem aleyhisselamdan İbrâhim aleyhisselama kadar selamlaşma birbirine secde etmekle olurdu. Sonrasında, bunun yerine boynuna sarılmakla oldu. Muhammed aleyhisselâm zamanında el ile müsafeha sünnet oldu.

Sual: Slm verene ve aksırıp “Elhamdülillah” diyene derhal yanıt vermek gerekir mi?
Yanıt: Slm verene ve üçe kadar aksırıp da Elhamdülillah diyene derhal yanıt vermek farz-ı kifayedir. İşitenlerin cevabı geciktirmesi haramdır. Tevbe etmeleri lazım olur. Birisine merhaba götürmeyi kabul eden kimsenin, bu selamı götürmesi farzdır. Şundan dolayı üstünde emanettir. Götürmeyi kabul etmemiş ise, götürmek lazım olmaz.

Sual: Dinimizde, insanoğlu birbirlerine merhaba verirken, gözetmeleri ihtiyaç duyulan bir usul, bir yol var mıdır, var ise bu usul nasıldır?
Yanıt: Slm vermekte sünnet olan usul şöyledir ki, ilkin büyük küçüğe, şehirli köylüye, devedeki ata binmiş olana, attaki merkepte olana, merkep üstündeki yaya yürüyene, ayakta olan oturana, azca olan fazlaca olana, efendi hizmetçisine, baba oğluna, ana kızına verir. Aşama ve nimeti fazlaca olan ilkin verir. Nitekim, mirac gecesi, ilkin Allahü teâlâ selâm verdi.

Sual: Dilencinin verdiği selamı almanın hükmü nedir?
Yanıt: Bu mevzuda İbni Âbidînde deniyor ki:
“Dilencinin selamına yanıt vermek lazım değildir. Yerken, içerken, helada iken, çocuğun, sarhoşun ve fâsıkın selamlarına yanıt vermek farz değildir.”

Sual: Slm verirken, karşımızdaki bir şahıs de olsa çoğul olarak mı vermelidir?
Yanıt: Mevzu ile ilgili olarak Rıyâd-un-nâsıhîn kitabında deniyor ki:
“Bir hiç kimseye merhaba verirken, cem şu demek oluyor ki çoğul olarak vermeli, fazlaca hiç kimseye verir benzer biçimde vermelidir. Şundan dolayı, mümin yalnız değildir. Muhafaza melekleri ve Kirâmen kâtibîn adındaki iki melek onunla beraberdir.”

Sual: Slm verirken eğilmek, dinimiz açısından uygun mudur?
Yanıt:
Bu mevzuda Berîka kitabında deniyor ki:
“Slm verirken ve merhaba alırken eğilmek günahtır. Hadîs-i şerifte; (Karşılaştığınız süre, birbirinize eğilmeyiniz, kucaklaşmayınız!) buyuruldu. Allahü teâlâdan başkası için rüku ve secde yapmak haramdır.” İbni Nüceym Zeyneddîn Mısrî hazretleri Segâir ve Kebâir kitabında, el ile merhaba vermek günahtır diyor. İsmail Sivasî hazretleri, bunu açıklarken; “Şundan dolayı, el ile merhaba vermek, kâfirlerin âdetidir” diyor.

Sual: Slm verirken öncelik kime aittir, merhaba vermenin sünnet olan şekli nasıldır?
Yanıt: Slm vermekte sünnet şöyledir ki, ilkin büyük küçüğe, şehirli köylüye, devedeki ata binmiş olana, attaki merkepte olana, merkep üstündeki yaya yürüyene, ayakta olan oturana, azca olan fazlaca olana, efendi hizmetçisine, baba oğluna, ana kızına verir. Aşama ve nimeti fazlaca olan ilkin verir. Nitekim, mirac gecesi, ilkin Allahü teâlâ merhaba verdi.

Sual: İki Müslüman karşılaştığında, ikisi de aynı anda merhaba verirse, yine yanıt vermeleri gerekir mi?
Yanıt: İki Müslüman, birbirine aynı anda merhaba verirse, her ikisinin de, birbirine yanıt vermesi farz olur. Birbirinden sonrasında merhaba verirlerse, ikincinin verdiği merhaba yanıt yerine geçer.

Sual: Bir topluluğa merhaba verince, orada bulunan her insanın mi selamı alması gerekir?
Yanıt: Fazlaca hiç kimseye merhaba verildiği süre, bir şahıs, hatta bir çocuk yanıt verince, ötekiler vermese de olur.

Sual: Namaz kılmakta olana, Kur’ân-ı kerim okuyana ve Cuma günü camide hutbe okuyan hocaya merhaba verilebilir mi?
Yanıt:
Namaz kılmakta olana, Kur’ân-ı kerim okuyana ve Cuma günü hatip efendiye hutbe okurken, bunlar bu hâlde iken merhaba verilmez.

Sual: Bir Müslüman, gayr-i müslim birine merhaba verebilir mi?
Yanıt:
Bu mevzuda İbni Âbidînde buyuruluyor ki:
“İhtiyaç olduğu zaman, zimmiye şu demek oluyor ki gayr-i müslime merhaba vermek ve müsafeha etmek caiz olur. Saygı için ise, caiz olmaz. Şundan dolayı kâfire saygı küfürdür.”

Sual: Slm verene yada aksırıp elhamdülillah diyene derhal, geciktirmeden yanıt vermek gerekir mi?
Yanıt:
Slm verene ve üçe kadar aksırıp da Elhamdülillah diyene derhal yanıt vermek farz-ı kifayedir. İşitenlerin cevabı geciktirmesi haramdır. Tövbe etmeleri lazım olur.

Selamlaşmak fazlaca mühimdir
Sual: Müslümanların birbirine merhaba vermesi dinimizin emri midir ve ne şekilde selamlaşmalıdır?
Yanıt:
Peygamber efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde;
(Geçmiş ümmetlerden iki fenalık sizlere bulaştı: Haset ve kazımak. Bu sözümle onların başlarını kazıdıklarını anlatmak istemiyorum. Dinlerinin kökünü kazıyıp yok ettiklerini söylüyorum. Vallahi billahi ki, imanı olmayan Cennete girmeyecektir. Birbirinizi sevmedikçe, imana kavuşamazsınız. Birbirinizi sevmek için, fazlaca selamlaşınız!) buyurmuşlardır.

Selamlaşmanın fazlaca önemli bulunduğunu bu hadîs-i şerif açıkça gösteriyor. Selamlaşmayı komut ediyor. İki Müslüman karşılaşınca, birisinin “Selamün aleyküm” demesi sünnettir. Ötekinin yanıt olarak, “ve aleyküm merhaba” demesi farzdır. Gayr-i müslimlere mahsus kelimelerle selamlaşmak ve el, gövde hareketleri ile selamlaşmak caiz değildir. Karşılaşan iki Müslüman, birbirinden uzak olarak yürüyorlarsa, sesini işitemeyeceğini anladığı süre, söylemekle beraber, sağ eli kaşının kenarına kaldırmanın da caiz olduğu bildirilmiştir. Müslümanlıkta el ve vücut hareketi ile selamlaşmak yoktur. İbni Nüceym hazretleri, bu şekilde selamların günah bulunduğunu bildiriyor. Gayr-i müslimlere karşı başka kelimelerle selamlaşarak, fitne çıkmasına engel olmalıdır. Fitneyi uyandırmak haramdır. Bu harama engel olmak fazlaca sevaptır.

Bir önceki yazımız olan Salih insan olmak için başlıklı makalemizde insan, olmak ve salih hakkında bilgiler verilmektedir.

7 defa okundu

Kontrol Et

Şık ve güzel giyinmek

Views:1 Sual: Zenginin eski elbise giymesi uygun mudur?CEVAP Resulullah efendimiz, eski elbiseli birine, (Malın yok …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

escort beylikdüzübeylikdüzü escortescort beylikdüzüescort beylikdüzüistanbul escort