Cenaze işleri ve kabir ziyareti

Views:
56

TAŞINMASI

Cenazenin arkasından mezara kadar gitmek sünnettir. Dört kişinin dört tarafından cenazeyi yüklenerek götürmesi de ayrıca sünnettir. Bu, o insana olan bir saygının ifadesidir.

DEFİN

Kabir bir insan boyu kadar kazılır ve kıble tarafı oyularak lahit yapmak şart olmamakla beraber faziletlidir. Şayet toprak çok yumuşak ise lahit yapılmaz, kerpiç veya tahta ile cenazenin üzeri kapatılır ve üzeri toprakla örtülür.
Kabir yeri temin etmekte güçlük varsa önceki bir kabir açılır, kemikleri bir kenarına toplanır, cenaze oraya defnedilir. Cenaze kabre indirilirken Bismillehi ve ale milleti rasülillehi denilir.
Cenaze gündüz ve mekruh olmayan vakitlerde defnedilir. Zaruret varsa gecede de defnedilir.

TELKİN

Cenaze kabre konulup başında Kur’an okuma tamamlandıktan sonra kalabalık orayı terk eder geriye bir kişi kalarak ona iman esaslarını hatırlatır bu işleme telkin denir.
Bununla beraber Peygamber Efendimizin “Ölülerinize La ilahe İllallah telkin ediniz” hadisini alimler yalnız ölmek üzere olan kişi için buyrulmuştur yorumuyla definden sonraki telkini caiz görmezler. Bizim mezhep imamlarımız telkinin her iki halde de olabileceğini söylemişlerdir.
Bir kimsenin cenaze konusundaki vasiyetlerini varisleri yerine getirmede mecbur değillerdir. Dilerlerse ve zorluk da yoksa yerine getirebilirler.

TAZİYE

Ölünün yakınlarını teselli etmek, onları rahatlatmak, üzüntülerini paylaşmak güzel bir davranıştır.Taziye süresi üç gündür. Ölü sahiplerinin biran önce hayata dönmeleri bakımından üç günden sonra yapılması mekruh sayılmıştır.

ISKAT

Iskat: Namaz, oruç, kurban, adak, keffâret (Oruç keffâreti, yemin keffâreti )gibi ibadet ve borçlarını eda etmeden vefat eden bir kimseyi bu borçlarından kurtarmak için fakirlere fidye ödenmesi işidir. Sonradan ıskat daha çok namaz ve oruç borçları için uygulanır hale gelmiştir.
Iskat, Hz. Peygamber, sahabe, tabiin ve ondan sonra gelen dönemlerde kullanılmamıştır. Onun için bunun kitap, sünnet ve sahabe fetvalarıyla bir ilgisi olmayıp sonra gelen alimlerin bir temennisinden ibarettir.
Şöyle ki; Dinimiz, çeşitli sebeplerle zamanında yapılamayan bazı ibadetlerin telafisinin yine aynı ibadet cinsinden yapılabildiği gibi, başka bir ibadet cinsinden de yapılabileceği ruhsatını vermiştir. Mesela tutulamayan bir orucun telafisinin aynı cinsten bir oruç kazasıyla yapılması mümkün olmakla birlikte hiç tutamayan kişi tutamadığı orucunun yerine fidye vermesi gerekir.
İşte çeşitli nedenlerle oruç tutamayanların, yerine fidye vermeleri nasıl mümkün oluyorsa, ölüm nedeniyle tutamadığı orucunun yerine öldükten sonra her bir orucu karşılığında bir fakiri doyurma fidyesi ile telafi edilebileceği görüşü ortaya çıkmıştır. Son dönemlerde bu görüşe kişinin kılamadığı namaz ve diğer bazı ibadet borçların da fidye ile düşebileceği düşünülmüş ve devir işleri yapılmaya başlanmıştır.

KABİR ZİYARETİ

Kabir ziyareti erkekler için müstehap bir ibadettir. Fitne olmayacaksa kadınların da ziyaret etmeleri caizdir. Kişi kabristana girince (Esselamü aleyküm yâ dâra kavmil mü’minin innâ inşâallahü biküm lâhikun. Es’elüllahe lî ve lekümül âfiyeh) diye selam verir ve yasin, fatiha, ihlas, ayetel kürsi ve bakara surelerinden kolay olanları okuyarak sevaplarını önce peygambere ve diğer mü’minlere bağışlar.

172 defa okundu

Kontrol Et

Zekata Bağlı Olan Mallar

Views:31Mallar, “Emval-ı batine- Emval-i zahire (kapalı ve açık mallar)” adı ile iki kısımdır. Nakid paralarla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir